Bilim İnsanları

Akşemseddin

Akşemseddin Kimdir?

Adı: Mehmed Şemseddin
Doğum Yeri: Şam
Doğum ve Ölüm Tarihi: 1389 / 1459
Önemli Eserleri: 🔹 Risaletü’n-Nûriye
🔹 Hall-i Müşkilât
🔹 Makamât-ı Evliyâ
🔹 Kitabü’t Tıb
🔹 Maddetü’l-Hayat
🔹 Def’ü Metain
🔹 Nasihatname 
🔹 Risale-i Şerh-i Ahval-i Hacı Bayram-ı Veli 
Lakabı: Akşemseddin

7 yaşındaki hafız …

Bir tıp insanı olarak tarihe geçmiş olan Akşemseddin, aynı zamanda çok yönlü bir Türk âlimidir. 1389 yılında Şam’da doğan Akşemseddin Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethedilmesi esnasında verdiği destekler ile bilinen bir âlimdir. Asıl adı Mehmet Şemseddin olup, Şeyh Hamza’nın oğludur. Akşemseddin’in soyunun Ebubekir Hazretleri’ne dayandığı bilinmektedir. İlk eğitimini babasından almış olan Akşemseddin, 7 yaşında da hafız olmayı başarmıştır. Daha sonra ise ailesi ile birlikte Çorum’a yerleşmiştir. Babası vefat ettikten sonra ise geri kalan eğitimine Amasya ve Osmancık medreselerinde devam etmiştir. Buradaki eğitimini de tamamladıktan sonra eczacılık ve tıp bilimlerine de merak sarmış ve bunları da öğrenmiştir.

Akşemseddin’in ilim ve irfana doymayan bir yönü vardı. Tasavvufa da ayrı bir ilgisi vardı ve bununla ilgili de eğitim almak için İran’a gitti. Fakat aradan kısa bir süre geçmesine rağmen tekrar Anadolu’ya dönmek zorunda kalmıştır.

Beypazarı, İskilip ve Göynük …

Sonrasında da kısa bir süre içerisinde tasavvufun tüm incelikleri ile yollarını öğrenen Akşemseddin, Beypazarı’na yerleşmeye karar verdi. Ancak buraya yerleşmeden önce Hacı Bayram Veli Hazretleri’nden izin almıştır. Burada büyük bir şöhrete kavuşmuş yalnız daha sonrasında İskilip’e yerleşmiştir.

Buradan da Bolu’nun Göynük ilçesine yerleşmiştir ve burada çocuklarının terbiye ve tahsilleri ile meşgul olmuştur. Bir taraftan da günümüze kadar gelmiş olan mevcut eserlerini yazmış, 7 defa daha Hacca gitme imkânına sahip olmuştur. Bazı kaynaklarda Akşemseddin’in 12 adet çocuğu olduğundan söz edilmekte ise de başka kaynaklarda bulunan bilgilere göre 10 çocuğu olduğu bilinmektedir.

İlk kez mikroptan bahsetti

Ayrıca Akşemseddin; “Hastalıklar insandan insana¸ gözle görülmeyecek kadar küçük tohumlar vasıtasıyla geçer.” görüşü ile mikroptan ciddi anlamda ilk kez bahseden bilim adamı olarak ta tarihteki yerini almıştır.

Akşemseddin’in İstanbul’un fethindeki önemi

Akşemseddin’in İstanbul’un fethindeki önemi ayrı bir yere sahiptir. Her şey II. Murat Dönemi ile başlamış olup, II. Murat’ın Akşemsettin’i çağırarak 2. Mehmet’in hocalığına tayin etmesi ile Akşemseddin İstanbul’un fethinde büyük fayda sağlamıştır. Akşemseddin kendisi, çocukları ve öğrencileri ile hatta müritleri ile birlikte Fetih Ordusu’nda yer almıştır. O zamanlar Ebu Eyyub El Ensari’nin kabri bilinmemekteydi. Akşemseddin onun kabrini buldu ve o fetih günlerinde maneviyata daha çok ihtiyacı olan orduya maneviyat kazandırdı. Ve İstanbul, büyük çabalar sonucunda fethedildi.


Cevap Yok

Tartışmaya Katılın

Abonelerimiz Arasına Katıl

Sitemize abone olarak en son ders ve yazılardan haberdar olabilirsiniz.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkürler...

Bir şeyler ters gitti :(