Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

Arap-İsrail Savaşları

Bu yazımız Arap-İsrail Savaşları hakkında olacak. Arap-İsrail Savaşları konusunun sonunda ise İslam Konferansı Örgütü ve İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan kısa bahsedeceğiz.

Paylaşılamayan Orta Doğu yazımızda da değindiğimiz üzere Balfour Deklarasyonu ile Filistin bölgesinde bir Yahudi devleti kurulması için adımlar atılmıştı. Atılan bu adımlar sonrası ise bölgeye Yahudi göçleri başlamıştı. İşte bu durum Arap toplumlarında rahatsızlığa neden olmuş ve 1920, 1921 ve 1929 yıllarında Araplar ile Yahudilerin arasında çatışmalar yaşanmıştı. İngiltere ise konuyu BM’ye götürmüştü. Böylece BM tarafından Filistin’in taksimi onaylanmıştı.

BM’nin Filistin’in taksimi yönündeki kararına Arap Birliğinin tepkisi üzerine iki toplum arasında çatışmalar başladı. Son olarak ise 1948 yılında Yahudi Milli Konseyi’nin İsrail Devleti’nin kurulduğunu ilan etmesi üzerine Arap-İsrail Savaşları yaşanmaya başladı.

Şimdi Arap-İsrail Savaşları konumuzda ilk olarak 1948 Arap-İsrail Savaşı’na değinelim.

1948 Arap-İsrail Savaşı:

1948 Arap-İsrail Savaşı Mısır, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Irak ordularının 15 Mayıs’ta Filistin’e girmesiyle başladı. Fakat Süveyş’te bulunan İngiliz birlikleri, Lübnan’daki iç savaş ve ABD’nin İsrail’i desteklemesi gibi nedenlerle bu savaşı İsrail kazandı.

1949 yılında yapılan ateşkes ile savaş sona erdi. Bu savaşın sonunda ise yaklaşık 900 bin Arap, mülteci durumuna düşmüştür.

1956 Arap-İsrail Savaşı:

Mısır’ın Süveyş Kanalı‘nı işleten İngiliz ve Fransız ortaklığındaki şirketi millileştirmesi üzerine İngiltere ve Fransa, İsrail ile iş birliğine giderek bir savaş hazırlığına başladı. 29 Ekim 1956’da ise İsrail’in Mısır’a saldırmasıyla savaş başladı.

Bu durumdan faydalanan İngiltere ve Fransa ise Süveyş Kanalı’nı işgal etti. Ayrıca havadan da Mısır üslerini vurarak İsrail’e destek verdi. Fakat İngiltere ve Fransa’nın Süveyş Kanalı’nı işgal etmesi SSCB ve ABD’nin tepkisine yol açtı. Bunun üzerine savaş durduruldu ve işgal birlikleri geri çekildi.

1967 Arap-İsrail Savaşı (6 Gün Savaşı) :

Filistin Davası’nın bir merkezde toplanması için 1964 yılında yapılan Arap Birliği toplantısında Yaser Arafat liderliğinde Filistin Kurtuluş Örgütü‘nün kurulması kararlaştırıldı. Ayrıca askeri birlik niteliğinde yapılandırılacak El-Fetih’in kurulması da kararlaştırıldı.

Bu süreçte SSCB bölgedeki gücünü artırma adına Arapları destekliyordu. BM Gene Kurulu ise İsrail’in Suriye ve Ürdün ile yaşadığı sınır çatışmalarında İsrail aleyhine karar vermişti. Mısır hem SSCB hem de BM’nin verdiği cesaretle Tiran Boğazı’nı (Akabe Körfezi) İsrail’in geçişlerine kapattı. İsrail bu durumu savaş nedeni saydı ve 5 Haziran’da düzenlediği ani bir saldırı ile savaşı başlattı.

6 gün süren savaş sonunda Mısır, Ürdün ve Suriye İsrail’e yenildi. Savaş sonucunda;

  • Arap ülkeleri ABD’ye petrol sevkiyatını durdurdu.
  • Bu süreçte Arap ülkelerini desteklen SSCB’nin bölgedeki gücü arttı.
  • İsrail; Golan Tepeleri, Batı Şeria, Sina Yarımadası, Gazze, Doğu Kudüs gibi yerleri ele geçirdi.
  • İsrail zulmünden kaçan mültecilerin sayısı milyonlara ulaştı.
  • Arap ülkelerinin lideri olmayı amaçlayan Mısır Devlet Başkanı Nasır’ın Arap dünyasındaki itibarı sarsıldı.
  • Arap ülkeleri arasında birliği sağlayacak bir teşkilatın gerekliliği ortaya çıktı.

1973 Arap-İsrail Savaşı (Yom Kippur Savaşı) :

Mısır ve Suriye 1967’de kaybettiği yerleri geri almak istiyordu İsrail’e ani bir saldırı yaparak savaşı başlattı.

1973 Arap-İsrail Savaşı Gazete Manşeti
1973 Arap-İsrail Savaşı Gazete Manşeti

SSCB’nin desteğini alan Mısır ve Suriye önceki savaşlara göre daha başarılı bir savaş yürüttü. ABD ise İsrail’e silah ve para yardımı yapmaya başladı.

1973 Petrol Krizi:

ABD’nin İsrail’den yana tavır takınması üzerine OAPEC’i kuran Arap ülkeleri petrol gücünü kullanarak;

  • Arap-İsrail savaşlarında İsrail’e destek veren Avrupa ve ABD’yi cezalandırmak,
  • Dünya kamuoyunun ilgisini Filistin meselesine çekmek,
  • İsrail üzerinde baskı oluşturmak,
  • Gelirlerini artırmak gibi nedenlerle fiyatları artırma yoluna gitti.

Bu durum sonrası büyük devletlerin araya girmesiyle 25 Ekim 1973’te Mısır ve Suriye ile ateşkes imzalandı. Ateşkes sonrası İsrail 1967 Savaşı’nda aldığı toprakların bir kısmından çekildi.

Savaş sonunda Mısır ve İsrail genelkurmay başkanlarının katılımıyla ilk Arap-İsrail antlaşması olan 101. Kilometre Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ABD’nin bundan sonraki Orta Doğu politikalarının da
başlangıcını oluşturmuştur.

Camp David Antlaşması (26 Mart 1979) :

1977 yılında ABD Başkanı olan Jimmy Carter, Orta Doğu’da barışa yönelik adımlar attı. ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissenger‘ı , Arap-İsrail barışını sağlamak amacıyla görevlendirdi. Kissenger, 1978 yılında İsrail ve Arap ülkeleri arasında “Mekik Diplomasisi” yürüttü.

Kissenger’in yürüttüğü bu mekik diplomasisi sonucunda Mısır lideri
Enver Sedat, İsrail’e giderek Kudüs’ü ziyaret etti. Daha sonra ise İsrail Başbakanı Menahem Begin’ın da Mısır’a gitmesiyle İsmailiye’de bir zirve yapıldı. (Camp David Sözleşmesi-17 Eylül 1978)

Mısır’ın İsrail’le ilişkileri nedeniyle Arap Birliği, Mısır ile ilişkilerin dondurulması kararını aldı. Bunun üzerine ABD ve SSCB, bölgede barışın sağlanması amacıyla Cenevre’de bir konferans düzenlemeye karar verdi fakat bir türlü konferans toplanamadı. İsrail’in Sina Yarımadası’ndan çekilmesi ve Süveyş Kanalı üzerindeki haklarının korunması gibi konularda uzlaşmaya varılınca 26 Mart 1979’da Beyaz Saray’da Camp David Antlaşması imzalandı. Camp David Antlaşması’na göre;

  • Mısır-İsrail Savaşı’na son verilecek.
  • İsrail işgal ettiği bölgelerden çekilecek.
  • İsrail’in Süveyş Kanalı’ndan yararlanmasına yönelik haklar garanti altına alınacak.
  • Taraflar, birbirlerinin egemenlik haklarına saygı duyacak.
  • İki ülke arasında diplomatik ilişkiler başlatılacak.

Bu antlaşma sonrası 18 Arap devleti Mısır ile ilişkilerini kesti. Mısır Arap Birliğinden, OAPEC ve İslam Konferansı Örgütünden çıkarıldı. Ekonomik boykot uygulandı. Büyükelçiler Mısır’dan çekildi.

1981 yılında Enver Sedat öldürüldüğünde, saldırıya zemin hazırlayan en büyük sebeplerden biri de Camp David Anlaşması’ydı. Enver Sedat, bir tören sırasında kurşunlara hedef olarak yaşamını yitirse de, altında imzası bulunan Camp David Anlaşması ve Ortadoğu’da oluşturduğu zemin bugüne kadar yerini korudu.

Enver Sedat'ın Öldürüldüğü Tören Sonrası
Enver Sedat’ın Öldürüldüğü Tören Sonrası

İslam Konferansı Örgütü (İslam İş Birliği Teşkilatı) :

Arap-İsrail Savaşları İslam ülkelerinin birlikte hareket etmesini sağlamak amacıyla kurulacak olan bir birliğin oluşmasına zemin hazırladı. Ayrıca Mescid-i Aksa’nın 1969 yılnda bir Yahudi tarafından yakılmak istenmesi de bu fikri iyice güçlendirdi. Bunun üzerine Fas’ın başkenti Rabat’ta aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 24 ülkenin katılımıyla “İslam Zirvesi” toplandı ve İslam Konferansı Teşkilatı kuruldu.

İslam Konferansı Teşkilatı’nın kuruluş amaçları şunlardır:

  • Üye devletler arasında dayanışmayı ve iş birliğini geliştirmek.
  • Eşitsizliğe ve sömürgeciliğe birlikle karşı durmak.
  • İslam beldeleri (özellikle Filistin) ve halklarının bağımsızlık mücadelelerine destek vermek.

İslam İş Birliği Teşkilatı:

Astana’da 2011 yılında kararla İslam Konferansı Teşkilatı’nın adı İslam İş Birliği Teşkilatı olarak değiştirildi ve yeni amaçlar eklendi. Yeni eklenen amaçlardan bazıları ise şunlardır:

  • Yolsuzluk, terörizm ve kara parayla mücadele etmek.
  • Aile müessesesini korumak ve geliştirmek.
  • Azınlık durumunda yaşayan Müslüman toplumların korunmasına dair çalışmalar yapmak.
  • İslam ortak pazarının kurulmasını sağlamak.

Bu bilgiler MEB ve Akademik kaynaklar referans kullanılarak hazırlanmıştır.


Görsel Kaynakları:
https://www.amazon.com/Yom-Kippur-War-1973-Campaign/dp/1841762210
https://www.dunyabulteni.net/tarihte-bugun/tarihte-bugun-enver-sedat-olduruldu-h229880.html
http://idealimforum.blogspot.com/2017/12/turk-basininda-1967-arap-israil-savasi.html

Cevap Yok

Tartışmaya Katılın

Abonelerimiz Arasına Katıl

Sitemize abone olarak en son ders ve yazılardan haberdar olabilirsiniz.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkürler...

Bir şeyler ters gitti :(