İnkılap Tarihi

Büyük Taarruz (26-30 Ağustos 1922)

Bu yazımızda Milli Mücadeleyi zaferle neticelendiren bir savaş olan Büyük Taarruz ya da bir diğer adıyla Başkomutanlık Meydan Muharebesi konusunu işleyeceğiz.

Milli Mücadele’de alınan başarılı savunma savaşlarının ardından artık bu mücadeleyi kesin bir zafer ile sonuçlandırmak gerekliydi. Bu da iyi bir hazırlık ile Türk ordusunun güçlü bir saldırı yapmasına bağlıydı. Fakat bu hazırlıkların uzun sürdüğü görüşleri nedeniyle mecliste muhalefet sesleri yükselmeye başlamıştı. Öyle ki Mustafa Kemal’in bu hazırlıkları kasten geciktirmeyle suçlayanlar bile vardı.

Mustafa Kemal bu durum karşısında mecliste şu konuşmayı yapmıştır:

“Efendiler bizim de amacımız taarruzdur. Fakat tam hazır olmayan bir orduyla taarruz etmek, kaybedilmiş bir savaştan daha kötü sonuçlar doğurabilir.”

Hazırlıkları sürerken Mustafa Kemal’e verilen Başkomutanlık yetkisi 6 Mayıs 1922’ye kadar 3 kez uzatıldı. 20 Temmuz 1922’de ise “Başkomutanlık Yasası”nın yürürlük süresinin tekrar uzatılması gündeme geldiğinde, bu sefer Mustafa Kemal sürenin uzatılmasını istememiştir. Buna rağmen Meclis, Başkomutanlığın süresiz olarak Mustafa Kemal’de kalmasına karar vermiştir.

Büyük Taarruz öncesi yapılan hazırlıkları sıralayacak olursak:

  • Savaş yapılmadan sonuç alınması için Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Tengirşenk temaslarda bulunmak üzere Avrupa’ya gönderildi.
  • Karargah merkezi Polatlı’dan Akşehir‘e taşındı.
  • Tekalif-i Milliye’den gelen yardımlar ile İtalya ve Fransa’nın bıraktığı silahlar cepheye taşındı.
  • Ankara’da altı aylığına subay okulları açıldı.
  • Orduğa taarruz eğitimi verildi.
  • Başkomutanlık yetkisi süresiz uzatıldı.

Mustafa Kemal Büyük Taarruz kararını 6 Ağustos 1922’de aldı. 20 Ağustos 1922’de Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile birlikte Akşehir’e gelen Mustafa Kemal Paşa, ordu birliklerine saldırı planını açıkladı: “Yunan ordusu ani bir baskınla çevrilecek ve imha edilecektir.”

Büyük Taarruz'da Türk topçuları hazırlık yaparken
Büyük Taarruz’da Türk topçuları hazırlık yaparken

Büyük Taarruz günü ise 26 Ağustos 1922 sabahı olarak belirlendi. Kumandanlık Karargâhı (Harekat Merkezi) olarak ise Afyon’un Kocatepe ilçesi seçildi.

Büyük Taarruz (Başkomutanlık Meydan Muharebesi) (26-30 Ağustos 1922) :

Ve Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922 sabahı saat 05.30’da Türk topçularının ateşiyle başladı. Mustafa Kemal’in hareket planı olan ani bir baskın neticesinde neye uğradığını şaşıran Yunan kuvvetleri hızla geri çekilmeye başladı. Üstelik “Türkler’in Yunanlılar’ı yerinden atması aylarca sürer.” denilmesine rağmen Yunan hattı sadece 6 saatle kırıldı.

Kaçan Yunan ordusu ESkişehir civarında çevrildi ve kaçış yolu kalmayan 200 bin kişilik Yunan ordusu 30 Ağustos günü Dumlupınar’da kuşatıldı.

Büyük Taarruz Haritası

Türk ordusu karşında yenilen Yunan kuvvetleri hızla İzmir’e doğru geri çekilmeye başladı. Kaçarken de Türk köylerini ve kasabalarını yakıyor, insanları katlediliyorlardı.

Mustafa Kemal, karargâhını kurduğu Çal köyünde ordu komutanlarıyla durumu değerlendirdi. Yunan askerlerinin İzmir ve çevresindeki Yunan kuvvetleriyle birleşmesine engel olmak için 1 Eylül’de tarihe geçen ünlü buyruğunu verdi:

“Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, İleri!”

Bu emrin ardında Türk ordusu 9 Eylül 1922 sabahında İzmir’e girdi ve İzmir düşmandan temizlendi. Dört yılın ardından yeniden Kadifekale’de Türk bayrağı dalgalanmaya başladı. 11 Eylül’de Bursa kurtarıldı. 18 Eylülde Batı Anadolu düşmandan tamamen temizlendi.

Büyük Taarruz’un Sonuçları:

  • Batı Anadolu Yunanlılar’dan temizlendi.
  • Kurtuluş Savaşı’nın askeri safhası başarı ile tamamlandı.
  • Diplomatik dönem başladı.
  • Türk ordusu, işgal altındaki Marmara ve Trakya Bölgesi’ne yönelince İngilizlerle savaş ihtimali doğdu.
  • Uşak’ta bulunan Yunan Başkomutanı General Trikopis, Fevzi Çakmak tarafından esir alındı.
  • Fevzi Çakmak’a TBMM tarafından Mareşal rütbesi verildi.
  • İngiltere Başbakanı Llyord George hükümeti istifa etti.
  • Türk ordusunun kesin zaferi nedeniyle İtilaf Devletleri TBMM’ye ateşkes teklifinde bulundu ve bunun sonucunda da Mudanya Ateşkesi imzalandı.

Mudanya Ateşkes Anlaşması (3-11 Ekim 1922) :

Mudanya Ateşkes Antlaşması’na zemin hazırlayan nedenler şunlardır:

  • Yunanistan Türk ordusu karşısında kesin mağlubiyeti,
  • Batı Anadolu’dan sonra Trakya’nın da kurtarılmak istenmesi,
  • Fransa ve İtalya’nın Türkiye’ye karşı yeniden savaşa girmek istememesi nedeniyle Çanakkale ve İzmit’teki birliklerini çekmesi,
  • Yunanlıları terk etmek istemeyen İngiltere’nin , dominyonlarından da (sömürge) istediği desteği bulamaması ve yalnız kalması,
  • Mustafa Kemal’in diplomatik atağa geçerek Boğazlar üzerinde olası bir savaşta, Sovyet Rusya’nın da Türkiye’yi destekleyeceğini dünyaya ilan etmesi,
  • Lloyd George hükümetinin sert eleştirilere maruz kalması.

3 Ekim 1921’de Mudanya Ateşkes görüşmelerine TBMM adına Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa katıldı ve konferansa başkanlık etti.

İtilaf Devletleri adına İngiltere’yi General Harrington (Harinton), Fransa’yı General Charpy (Şarpi), İtalya’yı General Monbelli (Monbeli) temsil ederken görüşmelere Yunanistan adına kimse katılmamıştı. Yunanistan delegesi General Mazarakis bir gemide bekletilirken Yunanistan’ı İngiltere temsil etti.

Bir hafta kadar süren sert tartışmaların sonunda, 11 Ekim 1922’de, 14 maddeden oluşan Mudanya Ateşkes Anlaşması imzalandı.

Mudanya Ateşkes Antlaşması’na göre;

  • Türk-Yunan Savaşı sona erecek.
  • Yunanistan 15 gün için Doğu Trakya’yı boşaltacak. (Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ)
    • Doğu Trakya’yı Yunanlılar’dan “Trakya Yüksek Komiseri” sıfatıyla Refet Bele geri almıştır.
  • İstanbul ve çevresinin yönetimi TBMM’ye bırakılacaktır.
    • İtilaf Devletleri’ne ait birlikler, kesin barış yapılıncaya kadar burada varlıklarını sürdüreceklerdir.
    • İtilaf Devletleri’nin bu bölgeleri direk olarak TBMM’ye teslim etmesi Osmanlı Devleti’nin hukuken sona erdiğini gösterir.
  • Trakya’da Meriç Nehri’ne kadar olan bölge en geç 30 gün içinde TBMM Hükümeti’ne teslim edecektir.
  • TBMM Hükümeti, barış antlaşması imzalanıncaya kadar bölgede 8.000 jandarma kuvveti bulundurabilecektir.

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın önemleri şunlardır:

  • Osmanlı Devleti, hukuken sona ermiştir.
    • Çünkü İtilaf Dvletleri antlaşmayı TBMM Hükûmeti ile imzaladı ve İstanbul’un TBMM Hükûmeti’ne teslim edilmesini kabul etti.
  • Silahlı mücadele sona erdi ve diplomatik dönem başladı.
  • İstanbul ve Doğu Trakya savaş yapılmadan kurtuldu.
  • Türk-Yunan mücadelesi kesin olarak sona erdi.
  • Mondros Ateşkes Antlaşması geçerliliğini yitirdi.
  • İngiltere’de Lloyd George Hükümeti istifa etti.

Bu bilgiler MEB ve Akademik kaynaklar referans kullanılarak hazırlanmıştır.


Görsel Kaynakları:
https://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/tam-95-yildir-hic-eksilmeyen-gururla-buyuk-zaferi-kutluyoruz-1994346/
https://kbutam.aku.edu.tr/turk-fotograflari/
MEB T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 12 (syf. 88)

Cevap Yok

Tartışmaya Katılın

Abonelerimiz Arasına Katıl

Sitemize abone olarak en son ders ve yazılardan haberdar olabilirsiniz.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkürler...

Bir şeyler ters gitti :(