Ekim 1923’ün son günleri. Ankara, birkaç yıl öncesine kadar bozkırın ortasında küçük bir kasabadır; on altı gün önce yeni Türk devletinin başkenti ilan edilmiştir. Lozan’da bağımsızlığımız bütün dünyaya kabul ettirilmiş, işgal orduları Anadolu’dan çekilmiştir. Dokuz yıl süren savaşların ardından millet ilk kez nefes almaktadır.
Ama bir soru hâlâ cevapsızdır: Bu devletin adı ne olacak? Saltanat bir yıl önce kaldırılmıştır; devletin başında padişah yoktur, ama yerine ne geldiği de yazılı değildir. 29 Ekim 1923 gecesi bu sorunun cevabı verildi ve Türkiye Cumhuriyeti doğdu. Bu yıl o gecenin 103. yıl dönümünü kutluyoruz.
Kurulamayan Hükümet
O günlerde ülkeyi, bütün yetkileri kendinde toplayan Büyük Millet Meclisi yönetiyordu. Bakanları da Meclis seçiyordu, hem de tek tek. Savaş yıllarında işleyen bu düzen, barış gelince tıkanmaya başladı. 1923 sonbaharında Ali Fethi Bey’in başında bulunduğu hükümet istifa edince Meclis’teki gruplar hangi bakanlığa kimin geleceğinde bir türlü anlaşamadı. Günler geçti, yeni hükümet kurulamadı.
Mustafa Kemal Paşa, sorunun kişilerde değil sistemde olduğunu görüyordu. Devletin bir başı, hükümetin de o başa karşı sorumlu bir kabinesi olmalıydı. Bunun yolu, uzun zamandır zihninde olan kararı nihayet ilan etmekti.
O Gece Çankaya’da
28 Ekim 1923 akşamı Çankaya’daki köşkte yakın arkadaşlarıyla yemekteydi. Sofrada bunalım konuşuluyordu. Mustafa Kemal Paşa sözü aldı ve o cümleyi söyledi:
Efendiler, yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz.
Mustafa Kemal Paşa, 28 Ekim 1923, Çankaya
Misafirler gittikten sonra köşkün ışıkları sönmedi. Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa ile birlikte sabaha kadar çalışarak Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nda yapılacak değişikliğin metnini hazırladı. Metnin ilk maddesi, yüzyıllık bir sorunu tek cümleyle çözüyordu.
29 Ekim 1923: Meclis’te Bir Akşam
Ertesi gün teklif önce Halk Fırkası grubunda, ardından Meclis Genel Kurulu’nda görüşüldü. Akşam saatlerinde oylamaya sunuldu ve kabul edildi:
Türkiye Devletinin şekl-i hükûmeti Cumhuriyettir.
Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’na eklenen hüküm, 29 Ekim 1923
Salonda “Yaşasın Cumhuriyet!” sesleri yükseldi. Hemen ardından yapılan oylamada Mustafa Kemal Paşa, oylamaya katılan milletvekillerinin tamamının oyuyla Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı seçildi. Gece Ankara’da 101 pare top atıldı; haber telgrafla bütün yurda yayıldı. Ertesi gün İsmet Paşa başbakan oldu ve günlerdir kurulamayan hükümet sonunda kuruldu.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın Anlamı ve Önemi
Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçiminin adı değildir. O gece verilen kararla bu topraklarda devletin sahibi değişti: Egemenlik bir hanedandan alınıp millete verildi. Tebaa olan insanlar vatandaş oldu. Devletin başına geçecek kişiyi artık doğum değil, milletin iradesi belirleyecekti.
Sonraki yıllarda yapılan inkılapların hepsi bu temelin üzerine kuruldu:
- 1924: Halifelik kaldırıldı, bütün okullar tek çatı altında toplandı (Tevhid-i Tedrisat).
- 1928: Yeni Türk harfleri kabul edildi; okuma yazma seferberliği başladı.
- 1930 ve 1934: Kadınlar önce belediye seçimlerinde, ardından milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı kazandı; bu hakkı pek çok Avrupa ülkesinden önce elde ettiler.
- Hukuktan eğitime, ekonomiden kılık kıyafete kadar hayatın her alanında yeni bir devlet ve yeni bir toplum kuruldu.
Atatürk, kurduğu Cumhuriyeti korumayı gençliğe emanet etti. Onun sözüyle Cumhuriyet, “fikren, ilmen, fennen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister.” 29 Ekim’i bayram yapan da bu emanettir: Her yıl o geceyi hatırlamak, kazanılanın kendiliğinden gelmediğini hatırlamaktır.
Onuncu Yıl: “Ne Mutlu Türküm Diyene”
Cumhuriyetin onuncu yılında, 29 Ekim 1933’te Atatürk Ankara’da milletine seslendi. Onuncu Yıl Nutku, on yılda yapılanları özetler ve gelecek için iddialı bir hedef koyar: Türk milletinin kültürünü “muasır medeniyet seviyesinin üstüne” çıkarmak. Nutuk, bugün hâlâ dillerde olan cümleyle biter: “Ne mutlu Türküm diyene!”
Bugün 29 Ekim
Cumhuriyet Bayramı Türkiye’nin ulusal bayramıdır. Okullarda törenler yapılır, şehirler bayraklarla donanır, akşam fener alaylarıyla sokaklar dolar; Anıtkabir’de Atatürk’ün huzuruna çıkılır. 103 yıl önce bir akşam yemeğinde söylenen o cümle, bugün bütün milletin ortak sevincidir.
Cumhuriyete giden uzun yolu, Mondros’tan Samsun’a, kongrelerden Lozan’a kadar adım adım Cumhuriyet’e Giden Yol yazımızda anlattık. Lozan’ın hikâyesi için Lozan: Yüzyıllık Zaferin Adı, Misak-ı Millî için Misak-ı Millî yazımıza göz atabilirsiniz.
Kısa Kronoloji
| Tarih | Olay |
|---|---|
| 1 Kasım 1922 | Saltanat kaldırıldı |
| 24 Temmuz 1923 | Lozan Barış Antlaşması imzalandı |
| 13 Ekim 1923 | Ankara başkent oldu |
| 28 Ekim 1923 | Çankaya’da “Efendiler, yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz” |
| 29 Ekim 1923 | Cumhuriyet ilan edildi, Mustafa Kemal ilk cumhurbaşkanı seçildi |
| 30 Ekim 1923 | İsmet Paşa başbakan oldu |
| 3 Mart 1924 | Halifelik kaldırıldı |
| 29 Ekim 1933 | Onuncu Yıl Nutku |
- Cumhuriyetin ilanını hızlandıran olay hükümet bunalımıdır (bakanların Meclis’te tek tek seçilmesi).
- En önemli sonuçları: rejimin adının konması, devlet başkanlığı sorununun çözülmesi ve kabine sistemine geçilmesi.
- Cumhuriyet ilan edildiğinde halifelik hâlâ yürürlükteydi; 3 Mart 1924’te kaldırıldı.
- Konunun tamamı: Siyasi Alanda Yapılan İnkılaplar · Atatürk İlkeleri · İnkılap Tarihi
Sıkça Sorulan Sorular
Cumhuriyet ne zaman ve nerede ilan edildi?
29 Ekim 1923’te Ankara’da, bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak kullanılan Birinci TBMM binasında ilan edildi.
Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı ve ilk başbakanı kimdir?
İlk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk (29 Ekim 1923), ilk başbakan İsmet İnönü’dür (30 Ekim 1923).
Cumhuriyet neden 29 Ekim’de ilan edildi?
Hükümetin istifasıyla başlayan ve yeni hükümetin bir türlü kurulamadığı bunalım, rejim sorununun artık ertelenemeyeceğini gösterdi. Mustafa Kemal Paşa 28 Ekim akşamı kararını açıkladı, teklif ertesi gün Meclis’te kabul edildi.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın anlamı nedir?
Egemenliğin bir hanedandan alınıp millete verildiği, tebaanın vatandaş olduğu günün yıl dönümüdür. Türkiye’nin ulusal bayramıdır.
2026’da Cumhuriyet kaç yaşında?
29 Ekim 2026, Cumhuriyetin 103. yıl dönümüdür.
Kaynaklar: TBMM Zabıt Ceridesi, 29 Ekim 1923 oturumu; Atatürk, Nutuk ve Onuncu Yıl Nutku; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Cumhuriyet” maddesi.
Hazırlayan: Ramazan Yıldırım · 28 Ekim 2026


