İnkılap Tarihi

Musul Sorunu (1923-1926): Haliç Konferansı, Milletler Cemiyeti ve Ankara Antlaşması

Kısaca: Musul sorunu, Misak-ı Millî sınırları içinde kalan ama Mondros’tan sonra İngiltere’nin işgal ettiği Musul vilayetinin (Kerkük ve Süleymaniye dâhil) kime ait olacağı meselesidir. Lozan‘da çözülemedi; 1924’teki Haliç Konferansı‘ndan sonuç çıkmayınca Milletler Cemiyetine taşındı. Cemiyet 16 Aralık 1925’te Musul’u Irak’a bıraktı. İç sorunlar nedeniyle Türkiye bu kararı kabul etmek zorunda kaldı ve 5 Haziran 1926 Ankara Antlaşması ile Musul İngiliz mandasındaki Irak’a bırakıldı.

KonuBilgi
TaraflarTürkiye – İngiltere (Irak adına)
Lozan’daki kararDokuz ay içinde ikili görüşmelerle çözülecek, olmazsa Milletler Cemiyetine gidecek
Haliç Konferansı19 Mayıs 1924, İstanbul; sonuç çıkmadı
Milletler Cemiyeti kararı16 Aralık 1925, Musul Irak’a bırakıldı
Ankara Antlaşması5 Haziran 1926
SonuçMusul, Kerkük ve Süleymaniye Irak’a; Hakkâri Türkiye’de; Türkiye’ye 25 yıl petrol gelirinin %10’u

📌 SINAV NOTU: Musul sorunu, Lozan’da çözülemeyen konuların başında gelir ve Misak-ı Millî’den verilen ilk tavizdir. Türkiye’nin kararı kabul etmesinde iç politikadaki sorunlar, özellikle Şeyh Said İsyanı etkili oldu. Ankara Antlaşması’nın %10 petrol geliri maddesi sık sorulur; bu antlaşmayı Fransa ile imzalanan 1921 Ankara Antlaşması ile karıştırmayın.

Musul Sorunu Nasıl Ortaya Çıktı?

Kerkük ve Süleymaniye şehirlerini de içine alan Musul vilayeti, XIX. yüzyılın sonlarından itibaren petrolün önemli bir enerji kaynağı hâline gelmesiyle büyük önem kazandı. İngiltere, I. Dünya Savaşı’nın sonunda Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandıktan sonra, antlaşma hükümlerine aykırı biçimde Musul’u işgal etti.

Musul, Misak-ı Millî sınırları içinde yer alıyordu. Türkiye, Lozan Konferansı’nda Musul’u geri almak için büyük çaba gösterdi. Ancak barışın tehlikeye girmesi üzerine meselenin dokuz ay içinde Türkiye ile İngiltere arasında ikili görüşmelerle çözülmesi, çözülemezse Milletler Cemiyetine bırakılması kabul edildi.

Milletler Cemiyeti komisyonunun Musul bölgesi etnografya haritası, 1924
Milletler Cemiyeti komisyonunun Musul bölgesi etnografya haritası, 1924 (Wikimedia Commons, kamu malı)

Haliç Konferansı (1924)

İkili görüşmeler 19 Mayıs 1924‘te İstanbul’da Haliç Konferansı adıyla başladı. Türkiye, Musul ve Kerkük bölgesinin Türk sınırları içinde kalmasının haklı gerekçelerini ortaya koydu. İngiltere ise bu fikre yanaşmadığı gibi, nüfusunun çoğunluğunun Nasturi olduğunu ileri sürerek Hakkâri’nin de Irak’a bağlanmasını istedi. İngiltere’nin asıl amacı meseleyi, etkili olduğu Milletler Cemiyetine götürmekti. Görüşmelerden sonuç çıkmadı. Aynı yıl Hakkâri’de çıkan Nasturi İsyanı de bu gerginliğin içinde değerlendirilir.

Milletler Cemiyetinin Kararı

Türkiye, bölgenin geleceğinin halkın oyuyla (plebisit) belirlenmesini önerdi. İngiltere ise Cemiyet içindeki gücünü kullanarak bölge halkının sınır işlerinden anlamayacağını ileri sürdü. Türkiye Milletler Cemiyetine üye olmadığı için kararlara etki edemiyordu; önerileri dikkate alınmadı. 16 Aralık 1925‘teki toplantıda Milletler Cemiyeti, Musul’un Irak’a bırakıldığını ilan etti.

Türkiye karara tepki gösterdi; İngiltere ile ilişkiler gerildi ve yeni bir savaşın eşiğine gelindi. Ancak aynı yıl yaşanan Şeyh Said İsyanı ve iç güvenlik sorunları nedeniyle Türkiye kararı kabul etmek zorunda kaldı.

1926 Ankara Antlaşması Maddeleri

Türkiye ile İngiltere 5 Haziran 1926‘da Ankara Antlaşması’nı imzaladı. Buna göre:

  • Musul, Kerkük ve Süleymaniye, İngiliz mandası altındaki Irak’a bırakıldı.
  • Hakkâri Türkiye’de kaldı ve Türkiye-Irak sınırı çizildi.
  • Irak, Musul petrollerinden elde edeceği gelirin %10’unu 25 yıl süreyle Türkiye’ye verecekti. Türkiye 1931’den başlayarak 1950’ye kadar bu paydan toplam 3,5 milyon sterlin aldı.

Musul Sorununun Sonuçları ve Önemi

  • Misak-ı Millî’den ilk kez taviz verildi; Musul ve Kerkük Türkiye sınırları dışında kaldı.
  • İç politikadaki isyanların dış politikayı doğrudan etkilediği görüldü.
  • Sorunun çözülmesinden sonra Türk-İngiliz ilişkileri düzelmeye başladı; 1936’da İngiltere Kralı VIII. Edward’ın Türkiye ziyaretiyle yakınlaşma güçlendi.
  • Musul sorunu sırasında Türkiye, Sovyetler Birliği ile 17 Aralık 1925’te Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması imzalayarak yalnız kalmamaya çalıştı.

Atatürk döneminin bütün dış politika gelişmeleri için Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Musul sorunu nedir?

Misak-ı Millî sınırları içindeki Musul vilayetinin (Kerkük ve Süleymaniye dâhil), Mondros’tan sonra İngiltere tarafından işgal edilmesiyle doğan ve Türkiye ile İngiltere arasında yaşanan sınır sorunudur.

Musul sorunu Lozan’da neden çözülemedi?

Taraflar anlaşamadı; barışı tehlikeye atmamak için mesele dokuz ay içinde ikili görüşmelerle çözülmek üzere ertelendi.

Haliç Konferansı nedir?

Musul sorununu çözmek için Türkiye ile İngiltere arasında 19 Mayıs 1924’te İstanbul’da yapılan görüşmelerdir; sonuç çıkmamıştır.

Musul hangi antlaşmayla Irak’a bırakıldı?

5 Haziran 1926’da Türkiye ile İngiltere arasında imzalanan Ankara Antlaşması ile bırakıldı.

Ankara Antlaşması (1926) ile Türkiye’ye ne verildi?

Musul petrollerinden Irak’ın elde edeceği gelirin %10’u 25 yıl süreyle Türkiye’ye verilecekti; Hakkâri Türkiye’de kaldı.

Türkiye Musul kararını neden kabul etti?

Milletler Cemiyetine üye değildi ve kararlara etki edemiyordu; ayrıca Şeyh Said İsyanı ve iç güvenlik sorunları nedeniyle yeni bir savaşı göze alamadı.

Kaynak: MEB, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 12 ders kitabı, 4. ünite: Türkiye-İngiltere İlişkileri ve Musul Sorunu. Görseller: Wikimedia Commons (kamu malı).

Hazırlayan: Ramazan Yıldırım · Son güncelleme: Kasım 2026