Kısaca: Divan-ı Hümayun, Osmanlı Devleti’nde siyasi, askerî, hukuki ve mali bütün önemli devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı en yüksek kuruldur. Orhan Bey zamanında kuruldu; Fatih Sultan Mehmet‘ten itibaren padişah yerine vezir-i azam başkanlık etti, toplantılar Topkapı Sarayı’ndaki Kubbealtı‘nda yapıldı. Alınan kararlar padişahın onayıyla kanun sayılırdı. XVIII. yüzyılda önemini kaybeden divan, II. Mahmut döneminde yerini nazırlıklara (bakanlıklara) bıraktı.
| Konu | Bilgi |
|---|---|
| Kuruluşu | Orhan Bey dönemi |
| Başkanı | Fatih’e kadar padişah; Fatih’ten itibaren (1475) vezir-i azam |
| Toplantı yeri | Topkapı Sarayı, Birun bölümündeki Kubbealtı |
| Asli üyeler | Vezir-i azam, kubbealtı vezirleri, kazaskerler, defterdarlar, nişancı |
| Şartlı katılanlar | Kaptan-ı derya (XVI. yüzyıldan itibaren), yeniçeri ağası (vezir rütbesindeyse) |
| Kararların kaydı | Mühimme defterleri |
| Sonu | XVIII. yüzyılda önemini kaybetti; II. Mahmut döneminde yerine nazırlıklar kuruldu |
📌 SINAV NOTU: En çok sorulan nokta: Fatih’ten itibaren divana padişahın katılmaması ve başkanlığın vezir-i azama geçmesi. Bunun sonucu olarak vezir-i azamın yetkisi arttı ve divan bir karar organından çok danışma kuruluna dönüştü; son söz yine padişahındı. Divanın din ve millet ayrımı yapmadan herkese açık olması da adalet anlayışının göstergesi olarak sorulur.
Divan-ı Hümayun Nasıl Çalışırdı?
Divan, merkez teşkilatının en önemli kurumuydu. Siyaset, hukuk, sosyal hayat, ordu ve ekonomiyle ilgili her konu burada görüşülür, padişahın onayıyla karara bağlanırdı. Kararlar mühimme defterine kaydedilerek kanunlaşır ve yürürlüğe girerdi. Gerekli durumlarda kararların dine uygunluğu konusunda şeyhülislama danışılırdı.
Orhan Bey’den Fatih dönemine kadar divan her gün toplandı. Fatih’le birlikte toplantılar haftada dört güne indi, XVII. yüzyılda haftada iki güne düştü. Divan yalnızca devlet işlerinin değil, halkın şikâyetlerinin de dinlendiği yerdi: mahallî kadının yanlış hüküm verdiğini düşünen herkes, dini ve mesleği ne olursa olsun davasını divana getirebilirdi. Askerî sınıftan ya da vakıf görevlilerinden şikâyeti olanlar için de divanın kapısı açıktı.
Divan-ı Hümayun Üyeleri ve Görevleri
| Üye | Görevi | Sınıfı |
|---|---|---|
| Vezir-i azam (sadrazam) | Padişahın mutlak vekili; padişahın mührünü taşır, seferde serdar-ı ekrem olarak orduyu yönetir. Fatih’ten sonra divanın başkanı. | Seyfiye |
| Kubbealtı vezirleri | Sayıları dönemden döneme değişir; devlet işlerinde vezir-i azama yardımcı olurlar. | Seyfiye |
| Kazaskerler (Anadolu ve Rumeli) | Divandaki büyük davalara bakar, kadı ve müderrislerin atama ve terfi işleriyle ilgilenir; yargı ve eğitimden sorumludur. | İlmiye |
| Defterdarlar (Anadolu ve Rumeli) | Maliyeden, devletin gelir ve giderlerinden sorumludur. | Kalemiye |
| Nişancı | Ferman ve beratlara padişahın tuğrasını çeker, tımar ve zeamet kayıtlarını tutar, iç ve dış yazışmaları yürütür. | Kalemiye |
| Kaptan-ı derya | XVI. yüzyıldan itibaren donanma komutanı olarak divana katıldı. | Seyfiye |
| Yeniçeri ağası | Yalnızca vezir rütbesi aldığında askerin başı olarak toplantılara katılırdı; başkentin güvenliğinden sorumluydu. | Seyfiye |
| Reisülküttap | Asli üye değildi; nişancının maiyetinde çalışan kâtiplerin başıydı. XVIII. yüzyılda önem kazandı, XIX. yüzyılda Hariciye Nazırlığı’na dönüştü. | Kalemiye |
| Şeyhülislam | Asli üye değildi; kararların dine uygunluğu konusunda görüşüne (fetvasına) başvurulurdu. | İlmiye |
Üyelerin hangi sınıftan geldiğini ve taşradaki karşılıklarını Osmanlı Merkez Teşkilatı sayfamızda ayrıntılı bulabilirsiniz. Vezir ve sadrazamların önemli bir kısmının saray okulunda yetiştiğini de unutmayın: Enderun Mektebi ve devşirme sistemi, divanın kadrosunu besleyen başlıca kaynaklardı.
Fatih’ten Sonra Divan ve Kubbealtı
Fatih Sultan Mehmet, merkezî otoriteyi güçlendirmek için yaptığı düzenlemelerden birinde divanın başkanlığını vezir-i azama devretti. Divan toplantılarına 1475 yılına kadar padişahlar başkanlık etmişti; bundan sonra padişah, Kubbealtı salonunun üstünde kafesle ayrılmış bir bölmeden toplantıları dilerse izledi. Fatih kanunnamesinde vezir-i azamı “vüzera ve ümeranın başı” ve bütün işlerin mutlak vekili olarak tanımladı. Bu düzenlemeyle vezir-i azamın yönetimdeki etkisi arttı, divan ise karar organından çok bir danışma kuruluna dönüştü.
Toplantıların yapıldığı Kubbealtı, Topkapı Sarayı’nın dış bölümü olan Birun’da yer alır. Ders kitabının ifadesiyle Osmanlı’nın cihanşümul (dünyayı kuşatan) özelliğini ortaya koyan bu salonda alınan kararlar yalnızca Osmanlı’yı değil, dönemin bütün dünyasını ilgilendirirdi.
Önemini Kaybetmesi ve Babıali’ye Geçiş
XVIII. yüzyılda Divan-ı Hümayun idari bir kurum olarak işlevini kaybetmeye başladı. Devlet yönetiminde sadrazamın etkisi arttığı için önemli işler sadrazamın dairesinde görüşülmeye başlandı. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre XVIII. yüzyıl ortalarında Bâb-ı Âsafî (sonraki yaygın adıyla Bâbıâli) geliştikçe divan bir tören yerine dönüştü. Reisülküttaplık ise dış politikadaki ağırlığı arttıkça XIX. yüzyılda Hariciye Nazırlığı’na dönüştü.
II. Mahmut döneminde işlevini yitiren Divan-ı Hümayun kaldırıldı, yerine nazırlıklar (bakanlıklar) kuruldu; idari yetkiler Heyet-i Vükela (Bakanlar Kurulu) arasında paylaştırıldı. İlber Ortaylı’nın ders kitabında aktarılan değerlendirmesine göre Divan-ı Hümayun bir parlamento değildi, ama Türkiye’nin merkezî idaresinin ve bürokrasisinin kökeni bu kurumdadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Divan-ı Hümayun nedir?
Osmanlı Devleti’nde siyaset, hukuk, ordu ve maliye ile ilgili önemli devlet işlerinin görüşüldüğü ve padişahın onayıyla karara bağlandığı en yüksek devlet kuruludur. Bugünkü Bakanlar Kurulu, Danıştay, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi’nin görevlerini bir arada yürütürdü.
Divan-ı Hümayun üyeleri kimlerdir?
Asli üyeler vezir-i azam (sadrazam), kubbealtı vezirleri, Anadolu ve Rumeli kazaskerleri, Anadolu ve Rumeli defterdarları ile nişancıdır. Kaptan-ı derya XVI. yüzyıldan itibaren, yeniçeri ağası ise vezir rütbesi aldığında toplantılara katılırdı. Reisülküttap ve şeyhülislam asli üye değildi.
Divan-ı Hümayun’a kim başkanlık ederdi?
Orhan Bey’den Fatih dönemine kadar padişahlar başkanlık etti. Fatih’ten itibaren başkanlık padişahın mutlak vekili olan vezir-i azama geçti; padişah toplantıları dilerse Kubbealtı’nın üstündeki kafesli bölmeden izledi.
Divan-ı Hümayun nerede toplanırdı?
İstanbul’da Topkapı Sarayı’nın dış bölümü Birun’daki Kubbealtı denilen salonda toplanırdı. Padişah seferdeyken divan onun bulunduğu yerde de toplanabilirdi.
Divan-ı Hümayun ne zaman kaldırıldı?
XVIII. yüzyılda işlevini kaybetmeye başlayan divan, II. Mahmut döneminde kaldırılarak yerine nazırlıklar (bakanlıklar) kuruldu. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre divan, siyasi bir işlevi kalmasa da törensel bir kurum olarak devletin sonuna kadar varlığını sürdürdü.
Görsel: Topkapı Sarayı’nda Divan-ı Hümayun’un toplandığı Kubbealtı: divan üyelerinin sedirleri ve padişahın toplantıları izlediği kafesli pencere (Wikimedia Commons, kamu malı). Kaynak: MEB Tarih 10 ders kitabı (Sultan ve Osmanlı Merkez Teşkilatı); MEB Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi ders kitabı (Türklerde Devlet Teşkilatı); TDV İslâm Ansiklopedisi, “Dîvân-ı Hümâyun” maddesi.
Hazırlayan: Ramazan Yıldırım · Son güncelleme: Kasım 2026


