Osmanlı Devleti’nin 17.yüzyılda Venedik, Rusya, İran, Lehistan ve özellikle de Avusturya ile birçok siyasi ilişkileri, antlaşma ve savaşları olmuştur.
Bu yazımızda Osmanlı ile bu devletler arasındaki siyasi olaylara yer veriyor olacağız.
Kısaca
XVII. yüzyılda Osmanlı Devleti batıda Avusturya, Lehistan, Venedik ve Rusya, doğuda İran (Safeviler) ile savaştı. Yüzyılın başında Zitvatorok (1606) ile Avusturya’ya karşı üstünlük kayboldu; Köprülüler döneminde Uyvar, Girit ve Kamaniçe alınarak toparlanma yaşandı ve Bucaş (1672) ile batıda en geniş sınırlara ulaşıldı. II. Viyana Kuşatması‘nın (1683) başarısızlığı Kutsal İttifak Savaşları’nı başlattı ve Karlofça (1699) ile ilk büyük toprak kaybı yaşandı. Doğuda Kasr-ı Şirin (1639) bugünkü İran sınırını büyük ölçüde belirledi.
XVII. Yüzyıl Antlaşmaları Tablosu
| Antlaşma | Yıl | Devlet | Önemi |
|---|---|---|---|
| Ferhat Paşa | 1590 | İran | Doğuda en geniş sınırlar |
| Zitvatorok | 1606 | Avusturya | Avusturya ile eşitlik; Orta Avrupa’daki üstünlüğün kaybı |
| Nasuh Paşa | 1612 | İran | Doğuda ilk toprak kaybı |
| Serav | 1618 | İran | Nasuh Paşa’nın yeniden düzenlenmesi |
| Kasr-ı Şirin | 1639 | İran | Bugünkü İran sınırının temeli |
| Vasvar | 1664 | Avusturya | Avusturya karşısında son kazançlı antlaşma |
| Bucaş | 1672 | Lehistan | Batıda en geniş sınırlar |
| Bahçesaray | 1681 | Rusya | Rusya ile ilk antlaşma |
| Karlofça | 1699 | Avusturya, Lehistan, Venedik | İlk büyük toprak kaybı; ilk kez arabulucu kabulü |
| İstanbul | 1700 | Rusya | Azak Rusya’ya bırakıldı |

OSMANLI-AVUSTURYA İLİŞKİLERİ
Avusturya hatırlanacağı üzere Osmanlı’ya vergi ödemekle yükümlüydü fakat Avusturya senelerce bu vergiyi ödememiş üstelik sınırlarda saldırılara devam etmekteydi.Bosna beylerbeyinin akınlar sırasında Hırvatistan’da öldürülmesi ise bardağı taşıran son damla olmuştu.
Bu durumlar Karadeniz’den Hırvat topraklarına kadar geniş bir cephede on dört yıl sürecek olan savaşları başlatmıştır.
Osmanlı Devleti’nin savaş ilan etmesiyle Avusturya, Erdel Prensliği, Eflâk ve Boğdan voyvodalıkları ile Lehistan gibi devletler haçlı ittifakı oluşturmuşlardır.
Haçova Meydan Muharebesi (1596)
Haçlı ittifakının saldırısıyla Estergon Kalesi elden çıkmış ve Yeniçeriler artık bizzat III. Mehmet’in sefere çıkmasını istemişlerdi.
Haçova’da yapılan savaşı Osmanlı Devleti kazanmıştır. Savaştan hemen önce Eğri Kalesi fethedilmiş, Kanije ise 1600’de alınmıştır.

📌 SINAV NOTU: Savaş sonrası III. Mehmet’e “Eğri Fatihi” ve Kanije’yi 1601’de Avusturya kuşatmasına karşı başarıyla savunan Tiryaki Hasan Paşa da “Kanije Müdafii” olarak tanındı.
1606 yılına kadar devam eden savaşlar sonrası, Avusturya’nın isyanlarla, Osmanlı Devleti’nin de doğuda Safeviler ile uğraşması üzerine iki devlet arasında 1606 Zitvatorok Antlaşması yapılmıştır.
Zitvatorok Antlaşması (1606)
Bu antlaşma ile;
- Osmanlı Devleti, Avusturya arşidükü için Sezar unvanı kullanacak,
- Avusturya kralı ile Osmanlı Padişahı tekrar denk sayılacak,
- Tarafların kazandığı topraklar kendilerinde kalacak,
- Avusturya yıllık vergi ödemeyecek,
- Tarafların ellerindeki esirler geri verilecek,
- Eğri, Kanije ve Estergon Kalesi Osmanlı Devleti’nde kalacaktır.
📌 SINAV NOTU: Bu antlaşma ile Orta Avrupa’nın siyasi üstünlüğü Osmanlı Devleti’nin elinden çıkmıştır.
Vasvar Antlaşması (1664)
Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa’dan sonra yerini oğlu Köprülü Fazıl Ahmed Paşa almıştır. Bu dönemde Avusturya, Erdel işlerini bahane etmiş ve Osmanlı Devleti’ne karşı girişimlerde bulunmuştur. Avusturya üzerine sefere çıkan Fazıl Ahmed Paşa 1663’te Uyvar Kalesi’ni fethetmiştir.
💯 “Uyvar önünde bir Türk gibi kuvvetli” deyimi buradan gelmektedir.
1664’te yapılan Vasvar Antlaşması ile Erdel’deki Türk hâkimiyeti onaylanmıştır.
📌 SINAV NOTU: Bu antlaşma bu yüzyıldaki son kazançlı antlaşma olup, Osmanlı Devleti’nin Avusturya karşısındaki askeri üstünlüğünü kanıtlayan da son antlaşmadır.
II. Viyana Kuşatması (1683)
Avusturya’nın Macarlara baskı yapması üzerine Protestan Macarların lideri Tökeli İmre Osmanlı’dan yardım istedi. Bunun üzerine Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Viyana üzerine sefere çıktı.
Avusturya ise buna karşılık haçlılardan yardım istedi. Lehistan, Venedik ve Alman prenslikleri bu yardım talebini kabul etti.
1683 yılında maalesef Osmanlı ordusu bozguna uğratıldı ve kuşatma başarılı olamadı. Bu başarısızlıkta Lehistan’ın Avusturya’ya yardımı oldukça etkili olmuştur.
Kutsal İttifak Savaşları
Viyana kuşatmasında Osmanlı Devleti’ni mağlup etmenin coşkusuyla Avrupalı Devletler, Osmanlı’yı artık Avrupa’dan atma vaktinin geldiğini düşünüyorlardı.
Papanın önerisiyle Avusturya, Lehistan, Rusya, Venedik ve Malta’nın dahil olduğu Kutsal İttifak kuruldu.
Savaşlar sonucunda Lehistan; Boğdan’ın bir bölümünü, Ruslar; Azak Kalesini, Venedik ise Sakız Adasını ele geçirdi.
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa’nın sadrazamlığında biraz toparlanmaya başlayan Osmanlı Devleti, Belgrad ve Niş’e tekrar hakim olduysa da Salankamen’de ve Zenta’da yenilgiye uğradığı için 1699 yılında Karlofça Antlaşması’nı imzalamak zorunda kaldı.
Karlofça Antlaşması (1699)
Bu antlaşma ile 16 yıl boyunca süren Kutsal İttifak savaşları sona erdi.
Avusturya, Lehistan ve Venedik ile imzalanan bu antlaşma ile;
- Avusturya; Macaristan (Temeşvar hariç) ve Erdel’i aldı.
- Lehistan; Podolya ve Ukrayna’yı aldı.
- Venedik; Mora ve Dalmaçya kıyılarını aldı.

📌 SINAV NOTU: Karlofça Antlaşması ile;
🖋 Batıda ilk kez geniş anlamda toprak kaybedildi.
🖋 İlk defa yabancı devletlerin (İngiltere ve Hollanda) ara buluculuğu kabul edildi.
🖋 Osmanlı Devleti, bir daha toparlanamayacağı uzun bir savunma dönemine girdi.
🖋 İlk kez müzakere yoluyla bir antlaşma imzalandı.
İstanbul Antlaşması (1700)
Karlofça Antlaşması’nda sadece müzakerelere katılan Rusya, tam yetkili olmadığı için Karlofça Antlaşması’nı imzalamamıştır. Rusya ile daha sonra 1700 tarihinde İstanbul Antlaşması yapılmıştır.
Bu antlaşma ile;
- Karadeniz’in kıyısındaki Azak Kalesi Rusya’ya bırakılmıştır.
- Rusya İstanbul’da daimi elçi bulundurma hakkı kazanmıştır.
📌 SINAV NOTU: 1700 yılında Rusya ile yapılan İstanbul Antlaşması ile;
🖋 Ruslar ilk kez Karadeniz’e inmek için fırsat buldu.
🖋 Ruslara karşı ilk kez toprak kaybedildi.
OSMANLI-İRAN İLİŞKİLERİ
16. ve 18. yüzyıllar arasındaki Osmanlı-İran (Safevi) ilişkilerinin kaderini jeopolitik, ekonomik ve dini faktörler belirlemiştir. Bu faktörler iki devlet arasındaki ilişkilerde önemli rol oynamıştır.
Meşaleler Savaşı (1583)
İran hükümdarı Şah Tahmasb’ın ölümüyle tahta geçen Şah II. İsmail Osmanlı’ya karşı olumsuz faaliyetler içine girmiş ve Anadolu’daki Şii propagandası artmaya başlamıştır.
Bunun üzerine Lala Mustafa Paşa, 1578’de İran birliklerini yenilgiye uğratmıştır.
1583 yılına kadar süren mücadelelerden sonra Özdemiroğlu Osman Paşa, İran ordusunu yenmiştir. Bu zaferle Osmanlı Devleti, Dağıstan ve Gürcistan’ın güvenliğini sağlamıştır.
💯 Bu savaş meşaleler yakılarak gece de devam ettiği için “Meşaleler Savaşı” denilmiştir.
Ferhat Paşa Antlaşması (1590)
Osmanlı Devleti 1585’te Tebriz’i, 1588’de de Karabağ’ı almıştır. 1590 yılına kadar ise Gürcistan, Şirvan ve Dağıstan’ı ele geçirmiş ve Hazar kıyılarına kadar ulaşmıştır. Ayrıca Doğu’da da sıkıntılar çeken İran, Osmanlı Devleti’nin şartlarını kabul ederek barış yapmak zorunda kalmıştır.
1590 yılında imzalanan Ferhat Paşa Antlaşması İran ile Osmanlı Devleti’nin üstünlüğünü kabul etmiştir.
Bu antlaşma ile;
- Tebriz, Karabağ, Gence, Gürcistan, Nihavend, Luristan ve Şehrizor Osmanlı’da kalmıştır.
- İran’daki Sünnilere baskı yapılmaması kararlaştırılmıştır.
📌 SINAV NOTU: Ferhat Paşa Antlaşması ile Osmanlı Devleti Doğu’da en geniş sınırlara ulaşmıştır.
Nasuh Paşa Antlaşması (1612)
Osmanlı’ya ipek ticaretini yasaklayan İran, Osmanlı Devleti’nin isyanlarla uğraşmasından yararlanarak Şirvan, Azerbaycan ve Gürcistan’ı geri almıştır.
Anadolu’da devlet otoritesini yeniden sağlayan Sadrazam Kuyucu Murad Paşa İran üzerine yürümüş ve Şah Abbas, Osmanlı Devleti’nden barış istemiştir.
İki devlet arasında 1612 Nasuh Paşa Antlaşması’na göre;
- 1555 yılında imzalanan Amasya Antlaşması’ndaki sınırlara geri dönülmüştür.
- İran, Osmanlı Devleti’ne yıllık iki yüz deve yükü ipek ödemeyi kabul etmiştir.
📌 SINAV NOTU: Nasuh Paşa Antlaşması her iki tarafı da tatmin etmemiştir.
Ayrıca bu antlaşmayla Osmanlı doğuda ilk kez toprak kaybetmiştir.
Serav Antlaşması (1618)
İran 1615 yılından itibaren Nasuh Paşa Antlaşması’nın hükümlerine uymamış ve iki devlet arasında yapılan savaşta İran Şahı bir kez daha barış istemiş ve bunun üzerine Serav Antlaşması imzalanmıştır.
Bu antlaşma ile Nasuh Paşa’da kabul edilen iki yüz deve yükü ipek, yüz deve yüküne indirilmiştir. Bu antlaşma kısa süreli bir müzakere olarak kalmıştır.
Kasr-ı Şirin Antlaşması (1639)
1623 yılında İran hükümdarı Şah Abbas, Osmanlı içindeki karışıklıklardan yararlanmış, Bağdat ve bütün Irak’ı geri almıştır. 1625 ve 1630 yıllarında Bağdat’ı İran’dan alma girişimleri sonuçsuz kalmıştır.
Devlet içerisinde otoriteyi sağlayan IV. Murad ordunun başına geçerek İran üzerine yürümüş ve 1635 yılında Revan’ı, 1638 yılında ise Bağdat’ı geri almıştır. (Irakeyn Seferi)
Bu zafer sonrası Osmanlı Devleti ile İran arasında 1639 yılında Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalanmıştır.
Bu antlaşma ile;
- Bağdat, Basra ve Şehrizor Osmanlılarda kalırken Revan ise İran’a bırakılmıştır.
- İran; Irak, Kars, Ahıska ve Van’a saldırmayacaktır.
📌 SINAV NOTU: 🖋Kasr-ı Şirin Antlaşması ile günümüzdeki İran sınır büyük ölçüde çizilmiştir.
🖋 İran ile 61 yıldır süren savaşlar sona ermiştir.
🖋 Ticari yasakların kaldırılmasıyla eski tarihi ticaret yolları yeniden canlanmıştır.
OSMANLI-LEHİSTAN İLİŞKİLERİ
Osmanlı Devleti ile Lehistan arasında III. Murat döneminden beri dostça süren ilişkiler 17. yüzyılın ilk çeyreğinde bozulmaya başlamıştır.
Bunun nedeni ise Kırım Hanı’nın Lehistan üzerine seferler yapması ve Lehistan’ın denetiminde buluna Kazakların Osmanlı sahillerini vurmasıdır.
Hotin Seferi (1621)
Lehistan’ın, Eflâk ve Boğdan’daki Osmanlı egemenliğine karşı bazı girişimlerde bulunması ve saydığımız diğer nedenlerle Sultan II. Osman (Genç Osman) Lehistan üzerine sefere çıkmıştır.
Genç Osman Hotin Kalesi’ni almak istemiş fakat Yeniçeriler’in isteksiz tavırları nedeniyle kale alınamamıştır. II. Osman bu sırada gelen barış teklifini kabul etmiş ve Hotin Kalesi, Osmanlı Devleti’ne bırakılmıştır.
Hotin Savaşı’ndaki gayretsizlikleri nedeniyle II. Osman, Kapıkulu Ocaklarını kaldırmak istedi. Ancak padişahın yapmak istediği ıslahatlardan rahatsız olan kesimlerin isyanıyla padişah tahttan indirildi ve kapıkulları tarafından Yedikule Zindanlarında öldürüldü. (Tufan Gündüz, Osmanlı Tarihi El Kitabı, s.112 | MEB Tarih 11, s.20)

Bucaş Antlaşması (1672)
IV. Mehmet döneminde Ruslarla Lehler işbirliği yapmış ve Lehistan Ukrayna‘yı işgal etmişti. Bunun üzerine Ukrayna’yı yöneten Kazaklar Osmanlı Devleti’nden yardım istemiş ve IV. Mehmed, Lehistan üzerine sefere çıkarak Kamaniçe’yi fethetmiş ve Podolya’ya hâkim olmuştur.
Bu savaşlar sonucunda 1672 yılında Bucaş ve 1676’daki Zoravna Antlaşmaları imzalanmış; Podolya ile Kamaniçe Osmanlı Devleti’ne, Ukrayna da Osmanlı himayesindeki Kazaklara bırakılmıştır.
💯 Bugün bile devam eden Ukrayna – Rusya krizinin kökleri Osmanlı duraklama döneminde kadar uzanmaktadır.
📌 SINAV NOTU: Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti Batı’da en geniş sınırlara ulaşmıştır.
OSMANLI-RUSYA İLİŞKİLERİ
Bu dönemde Osmanlı ile Rusya arasındaki sürtüşmenin nedeni Çehrin Kalesi olmuştur.
Bahçesaray (Çehrin) Antlaşması (1681)
Ukrayna’yı yöneten Kazak Beyi ile Rusya’nın işbirliği yapması sonucu Çehrin Seferi‘ne çıkılmıştır.
Osmanlı Devleti’nin Rusya’ya ait bazı kaleleri ele geçirmesi üzerine Rusya barış istemiş ve Bahçesaray Antlaşması imzalanmıştır.
📌 SINAV NOTU: Bahçesaray Antlaşması, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında yapılan ilk antlaşmadır.
OSMANLI-VENEDİK İLİŞKİLERİ
Bu dönemde Osmanlı Devleti ile Venedik arasında denizlerde üstünlük mücadelesi başlamıştı.
IV. Murat döneminde Venedik yönetimindeki Girit adeta bir korsan yatağı haline gelmişti.Bu nedenle Osmanlı’nın Venedik ile ilişkileri bozulmaya başlamıştı.
Korsan faaliyetlerin artması sonucu Osmanlı donanması, 1645 yılında Girit’i kuşatmış ve tam 24 sene sonra 1669 yılında ise Girit Adası tamamen Osmanlı’nın eline geçmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Zitvatorok Antlaşması neden önemlidir?
1606’da imzalanan bu antlaşmayla Avusturya arşidükü Osmanlı padişahına denk sayıldı ve Avusturya vergi ödemekten kurtuldu. Osmanlı’nın Orta Avrupa’daki siyasi üstünlüğü sona erdi.
Osmanlı batıda en geniş sınırlara hangi antlaşmayla ulaştı?
1672 Bucaş Antlaşması ile. Podolya ve Kamaniçe Osmanlı’ya bırakıldı.
Karlofça Antlaşması’nın önemi nedir?
1699’da imzalanan Karlofça ile Osmanlı ilk kez büyük toprak kaybetti ve ilk kez yabancı devletlerin (İngiltere ve Hollanda) arabuluculuğunu kabul etti. Duraklama döneminin sonu sayılır.
Osmanlı ile Rusya arasındaki ilk antlaşma hangisidir?
1681 Bahçesaray Antlaşması’dır.
Kaynakça
- İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi III, Türk Tarih Kurumu.
- Tufan Gündüz, Osmanlı Tarihi El Kitabı.
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Zitvatoroku Antlaşması”, “Kasr-ı Şîrîn Antlaşması”, “Karlofça Antlaşması” maddeleri.
- MEB, Ortaöğretim Tarih 10 ders kitabı.
Çıkmış soruları ve cevaplarını görmek için: 2026 TYT Tarih Soruları · 2025 AYT Tarih Soruları · 2026 KPSS Lisans Tarih Soruları. Ünite sayfası: Osmanlı Devleti Siyasi Tarihi · Duraklama Nedenleri.
Bu bilgiler MEB ve Akademik kaynaklar referans kullanılarak hazırlanmıştır.
Hazırlayan: Ramazan Yıldırım · Son güncelleme: Ekim 2026



Cevap Yok