İlk Türk-İslam Devletleri

Safeviler

Safeviler ‘in kuruluşu, daha önceki İslam ordularının İran coğrafyasına girişi ve Moğol istilaları gibi tarihin önemli olaylarından kabul edilmektedir.

İran’da Moğol ve Timur istilasının getirmiş olduğu siyasi, iktisadi ve sosyal bunalımın içerisinde Erdebil’de ortaya çıkarak kısa sürede mürit sayısı artan Erdebil tarikatı, kurucusu Safiyüddin İshak Erdebili’den sonra siyasi bir çehreye bürünmüş, Azerbaycan civarındaki Akkoyunlu Türkmenlerinin desteğiyle müritlerini silahlı kuvvetler haline getirterek iktidarı ele geçirmiştir.

Müritler başlarına kırmızı başlık taktıkları için tarihte Kızılbaş olarak anılmışlardır. Şah I. İsmail, hanedanlığın kuruluşunu bunlara dayandırdığından kurulan devlete Safevi Kızılbaş Devleti denilmiştir.

Şah İsmail, Oniki İmam Şiiliğini devletin resmi mezhebi yaparak, Sünni Osmanlı ve Özbek devletlerine karşı kendi devletini ideolojik olarak ayakta tutacak ve onlara karşı bir mücadele edecek bir unsur sağladı.

Toynbee, Tarih Üzerine Çalışma adlı eserinde bu ortaya çıkışı, Şiiliğin dirilişi ve İslam tarihinde bir sapma olarak değerlendirmektedir.

Safevi Türk Devletinin faaliyetleri ve varlığı, günümüze kadar etkisini sürdüren Anadolu coğrafyası üzerinde Türklerin mezhepsel ve milli bütünlüğü üzerinde büyük kırılmalar meydana getirmiştir.

Safevi devletinin kuruluş felsefesi ve dış siyaseti gereği ilk hedefi Anadolu ve Osmanlı Türk hakimiyetidir. Bu bağlamda kuruluş esnasında temel sorunlar Osmanlı Devleti ile yaşanmıştır.

Safevi Hükümdarları:

Şah İsmâil 907 (1501)
Tahmasb I 930 (1524)
İsmâil II 984 (1576)
Muhammed Hudâbende 985 (1578)
Abbas I 995 (1587)
Şah Safî I 1038 (1629)
Abbas II 1052 (1642)
Safî II (Şah Süleyman) 1077 (1666)
Hüseyin Mirza 1105 (1694)
Tahmasb II 1135 (1722)
Abbas III 1144-1148 (1732-1736)

Çaldıran Savaşı (1514)

Osmanlı Padişahı II. Bayezid, Şah İsmâil’in Tebriz’e hâkim olup tahta çıkması üzerine ona elçiler göndererek tebrik etmiş, ancak Şah İsmâil’in Anadolu topraklarına olan ilgisi sürmüştü.

1512’de Nûr Ali Halîfe Rûmlu kızılbaş Türkmenler’i Safevîler’e bağlamak amacıyla Anadolu’ya gönderildi.

Tokat yakınlarında bir Osmanlı birliğini yenilgiye uğratan Nûr Ali Halîfe, Tokat’ta Şah İsmâil adına sikke kestirdi.

Bu arada II. Bayezid’in hal‘inden sonra tahta geçmiş olan Yavuz Sultan Selim’e muhalefet eden Şehzade Ahmed’in oğlu Murad adamlarıyla birlikte Safevîler’e sığındı. Şah İsmâil ona Fars eyaletinde tımarlar verdiyse de genç şehzade İsfahan yakınlarında vefat etti.

Öte yandan Diyarbekir hâkimi Muhammed Han Ustaclu, Memlük ve Dulkadir kuvvetlerine karşı kazanılan küçük başarılarla yetinmeyerek Yavuz Sultan Selim’e hakaretamiz ifadelerle dolu bir mektup gönderdi.

Bütün bunlar Osmanlı Devleti’nin Safevîler’e karşı harekete geçmesine sebep oldu.

Yavuz Sultan Selim, Anadolu’daki kızılbaşların harekete geçme ihtimaline karşı tedbir aldıktan sonra büyük bir ordu ile İran’a yürüdü.

Hoy yakınlarındaki Çaldıran ovasında yapılan savaşta Safevîler yenildi .

İsfahan Çehelsütun Sarayı duvarında ve fars minyatüründe Çaldıran Savaşı ile Yavuz Sultan Selim…

Yavuz Sultan Selim Tebriz’e girdi. Tebriz’de bulunan sanatkârların büyük kısmını İstanbul’a yolladı.

Ardından Kemah, Harput ve Diyarbekir Osmanlılar’ın eline geçti.

Bu savaştan sonra Safeviler yıkılış sürecine girmişlerdir.

“Yapacağım işlerden seni birkaç ay evvelinden haberdar ettim ki, hazırlıklarını tamamlayıp karşıma çıkasın. Gafil avlandım, hazırlanamadım demeyesin. Uzun zamandan beri benim hazırlıklarıma ve gürültülü hareketime, hatta Erzincan dağ ve tepelerine gelmeme rağmen, sende hala hiçbir hareket yok. Öyle gizleniyorsun ki, varlığınla yokluğun farkedilemiyor.
Halbuki kılıç davası güdenlerin siper gibi belalara göğüs germesi, yiğitlik sevdasında olanların, ok ve mızrak yarasından korkmaması gerekir. Devlet gelinini, ancak sararmadan kılıç dudaklarını öpebilenle kucaklayabilir. Karanlıkta rahat arayanlara erlik adını vermek hatadır. Ölümden korkanların kılıç kuşanması ve ata binmesi münasip değildir. Eğer gizlenmekten maksadın askerimin çokluğundan ise, senin bu korkunu gidermek için kırk bin askerimi Kayseri-Sivas arasında bıraktım. Herhalde düşmana bundan daha büyük bir iyilik yapılamaz. Onun için, sende bir parça gayret varsa karşıma çık…”

YAVUZ’UN ŞAH İSMAİL’E İKİNCİ MEKTUBU

Son olarak Safeviler hakkında birkaç noktaya değinecek olursak;

Safeviler’in Özellikleri:

🔷 İran’da kurulan Şii karakterli bir devlettir.

🔷 1514 Çaldıran Savaşı’nda Osmanlı Devleti’ne yenilip yıkılış sürecine girmişlerdir.

İran’ın Isfahan şehrinde bulunan Şeyh Lütfullah Camii, Doğu Medeniyeti’nin en önemli eserleri arasındadır.
Safevi hanedanı sırasında Şah Abbas tarafından 1615 yılında inşa ettirilen bu camii, 1618 yılında bitirilmiştir. 
Şeyh Lütfullah Camii, İmam Meydanı ile birlikte UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunmaktadır.

Bu bilgiler MEB ve Akademik kaynaklar referans kullanılarak hazırlanmıştır.


Görsel Kaynakları:
https://oldlaikdays.com/yavuz-sultan-selim-ve-sah-ismailin-satranc-oyunu/
https://twitter.com/semsettinseker/status/787361238145724416
https://www.beyaztarih.com/gunun-resmi/detay/safevi-mimarisinin-guzide-eseri

Cevap Yok

Tartışmaya Katılın

Abonelerimiz Arasına Katıl

Sitemize abone olarak en son ders ve yazılardan haberdar olabilirsiniz.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkürler...

Bir şeyler ters gitti :(