Kısaca
19. yüzyılda Osmanlı Devleti, milliyetçilik akımı ve büyük devletlerin Şark Meselesi rekabeti karşısında toprak kaybetmeye başladı ve ayakta kalmak için denge politikası izledi. Yüzyılın öne çıkan olayları: Sırp (1804) ve Rum (1821) isyanları, Navarin (1827), Edirne Antlaşması (1829), Mısır Sorunu (1831–1841), Boğazlar Sorunu (Hünkâr İskelesi 1833, Londra 1841), Balta Limanı (1838), Kırım Savaşı ve Paris Antlaşması (1856), 93 Harbi ve Berlin Antlaşması (1878), Tunus (1881) ve Mısır’ın (1882) kaybı, Dömeke Zaferi (1897).
19. yüzyıla girildiğinde Osmanlı Devleti, toprak bakımından dünyanın en büyük devletlerinden biri konumundaydı. Boğazlar,Anadolu, Trakya, Balkanlar, Arap Coğrafyası, Ege Adaları, Akdeniz’in 4 te 3’ü ve daha birçok yer Osmanlı hakimiyeti altındaydı. Bununla beraber Osmanlı sınırları içinde Rumlar, Latinler, Slavlar, Çerkezler, Gürcüler, Ermeniler, Araplar ve Yahudiler gibi birçok toplum ve Müslümanlık, Hristiyanlık ve Musevilik gibi çeşitli dinler bir arada yaşamaktaydı.
Bu yüzyılda Osmanlı Devleti siyasi varlığını devam ettirebilmek amacıyla denge politikası izlemiştir. Bu politika gereği Avrupa devletleri arasındaki çıkar çatışmalarını kendi lehine döndürmek isteyen Osmanlı, Rusya’ya karşı İngiltere ve Fransa’yı; İngiltere, Fransa ve Rusya üçlüsüne karşı ise Almanya’yı denge unsuru olarak kullanmıştır. Kısaca Osmanlı Devleti, 1878’e kadar İngiltere’ye bu tarihten sonra ise Almanya’ya yakınlaşmıştır.
Osmanlı Devleti; 18. yüzyıldan I. Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde İngiltere, Rusya, Prusya, Avusturya ve Fransa’yı “Düvel-i Muazzama” olarak adlandırmıştır.
Şimdi 19. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde yaşanan siyasi gelişmelere yer verelim.
Sırp İsyanı (1804)
Özellikle 18. yüzyıldan sonra Osmanlı-Rus savaşları nedeniyle Sırbistan savaş alanı haline gelmiştir. Avusturya ve Rusya’nın Sırpları kışkırtması, alınan fazla vergiler, yeniçeri ve ayanların baskıları gibi nedenlerle Sırplar Fransız İhtilali’nin vermiş olduğu milliyetçilik akımının da etkisiyle Osmanlı Devleti’ne baş kaldırmışlardır.
Kara Yorgi öncülüğünde başlayan Sırp ayaklanması 1806-1812 yılları arasındaki Osmanlı-Rus Savaşı’na kadar devam etmiştir.
📌 SINAV NOTU: Sırp İsyanı ile Osmanlı tarihinde ilk defa bir Hristiyan topluluğu bağımsızlık için harekete geçmiştir.
📌 SINAV NOTU: Sırplar;
🗝 1812 Bükreş Antlaşması ile imtiyazlar kazanmış,
🗝 1829 Edirne Antlaşması ile özerlik kazanmış,
🗝 1878 Berlin Antlaşması ile de bağımsızlık kazanmıştır.
Osmanlı – Rus Savaşı (1806 – 1812)
Rusya’nın Sırp İsyanı’nı desteklemesi, Osmanlı’nın Napolyon Savaşları sırasında Fransa’ya yakınlaşıp Rus yanlısı Eflak ve Boğdan beylerini görevden alması ve Boğazları Rus savaş gemilerine kapatması üzerine iki devlet arasında savaş başlamıştır.
Ruslar, Eflak ve Boğdan’ı işgal etmiş, Nizam-ı Cedit ordusu ise Tuna Boyu’nda Rusları yenmiştir. Fakat Yeniçeriler’in İstanbul’da Kabakçı Mustafa İsyanı’nı çıkartarak III. Selim’i tahttan indirmesi, Fransa’nın 1807’de Tilsit Antlaşması ile Rusları, Eflak ve Boğdan üzerinde serbest bırakması ( Tilsit Antlaşması, Fransa ile Rusya’nın Osmanlı topraklarını paylaşma antlaşmasıdır.) savaşı Osmanlı aleyhine çevirmiştir.
Çanakkale (Kale-i Sultaniye) Antlaşması (1809)
Fransa’nın ikiyüzlü tutumu üzerine Osmanlı Devleti başta da değindiğimiz denge politikası gereği İngiltere’ye yakınlaşmıştır.
Osmanlı Devleti ile İngiltere arasında 1809 yılında Çanakkale (Kale-i Sultaniye) Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşma ile barış zamanında boğazlardan hiçbir savaş gemisinin geçmemesi karara bağlanmıştır. Böylece boğazlar konusuna boğazlarla ilgisi olmayan bir devlet de karışmış oldu.
Bükreş Antlaşması (1812)
Osmanlı karşısında savaşı kazanan Rusya, Napolyon’un Moskova üzerine saldırıya geçeceğini öğrenmesi üzerine savaşı bitirmek için Osmanlı Devleti’ne antlaşma önermiştir.
1812 yılında yapılan Bükreş Antlaşması’na göre;
- Beserabya Ruslara verilirken, Eflak ve Boğdan Osmanlı’da kalmıştır.
- Prut Nehri, iki devlet arasında sınır olmuştur.
- Osmanlı Devleti, Sırplara bazı ayrıcalıklar tanımıştır.
📌 SINAV NOTU: Bu antlaşma ile ilk kez gayrimüslim bir topluluğa imtiyaz verilmiştir.
Viyana Kongresi (1815)
1814 yılında Kont Meternik başkanlığında toplanmıştır. Kongrede alınan kararlar, 1815’te imzalanmıştır. Kongrede ülke sınırlarının nasıl olacağı kararlaştırmış ve alınan kararlar baskıyla diğer devletlere de kabul ettirilmiştir.
Kongrede milliyetçilik ve özgürlük akımlarını önleyebilmek için bütün kralların bu akımlar karşısında dayanışmasını öngören Metternich (Meternik) Sistemi kurulmuştur.
Viyana Kongresi ile birlikte Avrupa’da Restorasyon Dönemi başlamıştır.
📌 SINAV NOTU: Şark Meselesi tabiri ilk defa 1815’te Viyana Kongresi’nde Rus Çarı Alexander tarafından kullanılmıştır.
Şark Meselesi, Osmanlı Devleti’nin ortadan kaldırılması ve topraklarının paylaşılması kavgasıdır.
Yunan (Rum) İsyanı (1821)
Viyana Kongresi’nden güçlü bir şekilde ayrılan Rusya, Yunanistan’ı bağımsız olmaları konusunda alabildiğince kışkırtmaktaydı. Ayrıca daha önce Sırplar’ın elde ettiği ayrıcalıklar Rumların da aynı hakları istemesine neden olmuştu. Etnik-i Eterya Cemiyeti de bu konuda çalışmalar yapmaktaydı.
1821 yılında Mora‘da başlayan Rum İsyanı’nın giderek alevlenmesi üzerine Osmanlı Devleti Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’dan yardım istemiştir. II.Mahmut bu yardım karşılığında Mehmet Ali Paşa’ya Mora ve Girit valiliklerini vaat etti.
Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa’nın ordusu, 1826 yılında Mora İsyanı’nı bastırdı.
Rum İsyanı’nın bastırılması üzerine Avrupalı devletler harekete geçmiştir. İngiltere, Rusya ve Fransa olaya karışarak Yunanistan’a özerklik verilmesini istemiş ancak Osmanlı Devleti bu teklifi reddetmiştir. Böylece Rum İsyanı iç sorun iken, dış sorun haline gelmiştir.
Osmanlı Devleti’nin, Yunanistan’a özerlik verilmesi teklifini reddetmesi üzerine İngiltere, Rusya ve Fransa’nın ortak donanması, 1827’de Navarin’de Osmanlı donanmasını yakmıştır.
Navarin Olayı ile Avrupa’daki Restorasyon Dönemi sona ermiştir.

Osmanlı-Rus Savaşı (1828-1829)
Osmanlı Devleti, Navarin’de donanmasının yakılmasının ardından Rusya’ya savaş ilan etmiştir.
Rus ordusu iki koldan saldırıya geçmiş, batıdan gelen kol Edirne’ye, doğudan gelen kol ise Erzurum’a kadar ulaşmıştır. Bunun üzerine Osmanlı Devleti barış istemek zorunda kalmıştır.
Edirne Antlaşması (1829)
Osmanlı Devleti’nin Rusya’ya karşı tek başına karşı koyamayacağını gösteren Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından Edirne Antlaşması imzalanmıştır.
Edirne Antlaşması’na göre;
- Yunanistan’a özerklik verilecek (Yunanistan 1830 Londra Protokolü ile bağımsız oldu).
- Sırbistan’a özerklik verilecek.
- Eflak ve Boğdan’a ayrıcalık verilecek.
- Osmanlı Devleti Rusya’ya savaş tazminatı ödeyecek.
- Rus ticaret gemileri boğazlardan serbestçe geçebilecek.
- Kafkaslar ve Rumeli’deki bazı yerler Ruslar’a bırakılacak.
📌 SINAV NOTU: Edirne Antlaşması’nın açtığı yolla Yunanistan, Osmanlı’dan bağımsızlığını kazanan ilk gayrimüslim toplum oldu (1830).
📌 SINAV NOTU: Yunanistan’ın bağımsız olması sonucu Akdeniz’deki dengelerin bozulduğu gerekçesi ile Fransa 1830 yılında Cezayir’i işgal etmiştir.
Böylece Cezayir, Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’da kaybettiği ilk toprak olmuştur.
Mısır Sorunu (1830 – 1841)
Yunan İsyanı sonucunda Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’ya vaat edilen Mora elden çıkmıştır. Buna karşılık Mehmet Ali Paşa, Osmanlı’dan Lübnan ve Suriye valiliğini istemiştir. Mehmet Ali Paşa’nın güçlenmesini istemeyen II.Mahmut bu teklifi reddetmiştir.

Bu durum üzerine Kavalalı Mehmet Ali Paşa, oğlu İbrahim Paşa komutasındaki orduyu harekete geçirdi ve Kütahya’ya kadar ilerledi.
II.Mahmut bu gelişme üzerine İngiltere ve Fransa’dan yardım istese de sonuç alamadı. II.Mahmut “Denize düşen yılana sarılır.” misali Rusya’dan yardım istemek zorunda kalmıştır.
Kütahya Antlaşması (1833)
Osmanlı’nın Rusya’da yardım istemesinin ardından Rus ordusu boğazı geçerek Üsküdar’da mevzilendi.
Rusya’nın yardımı üzerine boğazlar üzerindeki kendi çıkarlarını korumak isteyen İngiltere ve Fransa , Mısır Valisi ile Osmanlı Devleti arasında Kütahya Antlaşma’sının yapılmasını sağladılar.
Kütahya Antlaşması’na göre;
- Mehmet Ali Paşa’ya Suriye ve Girit valiliği verilecek.
- Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa’ya ise Cidde ve Adana valiliği verilecek.
📌 SINAV NOTU: Böylece Mısır sorunu da bir dış sorun haline geldi ve Mısır sorunu geçici olarak çözüme kavuşturuldu.
Hünkâr İskelesi Antlaşması (1833)
Kütahya Antlaşması ile Rus ordusu’nun yardımına gerek kalmasa da, II. Mahmut’un Mehmet Ali Paşa’nın tekrar isyan edebileceğini düşünmesi ve Fransa ile İngiltere’ye güvenmemesi sebebi ile Rusya ile Hünkâr İskelesi Antlaşması’nı imzaladı.
Hünkâr İskelesi Antlaşması’na göre;
- Osmanlı Devleti’ne bir saldırı olması halinde ihtiyaçları Osmanlı tarafından karşılanmak üzere Rus ordusu yardıma gelecek.
- Rusya’ya saldırı olursa Osmanlı Devleti boğazları kapatacak.
- Antlaşma 8 yıl geçerli olacak.
📌 SINAV NOTU: İngiltere ve Fransa bu antlaşmaya oldukça tepki göstermiş ve boğazlar ilk defa uluslararası bir sorun haline gelmiştir.
📌 SINAV NOTU: Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti Boğazlar üzerinde son kez egemenlik haklarını kullanmıştır.
Balta Limanı Antlaşması (1838)
Osmanlı Devleti Mehmet Ali Paşa’nın giderek güçlenmesinden rahatsız olmaktaydı. Ayrıca Mehmet Ali Paşa, İngiltere’nin Doğu Akdeniz’deki çıkarlarını zedelemekteydi.
Mısır Sorunu’nda İngiltere’nin desteğini almak isteyen Osmanlı Devleti ile, Doğu Akdeniz’de güçlü bir Mehmet Ali Paşa istemeyen İngiltere arasında geniş ayrıcalıklar içeren ve Osmanlı ekonomisine balta vuran Balta Limanı Ticaret Antlaşması imzalanmıştır.
Balta Limanı Ticaret Antlaşması’na göre;
- Mevcut kapitülasyonlar devam ederken, İngiltere’ye yeni ayrıcalıklar verilecek.
- İngilizler,Osmanlı toprakları içinde tarım ürünlerini serbestçe alıp satabilecek.
- Osmanlı Devleti, ihracattaki yasak ve kısıtlamaları kaldıracak.
- Yabancı tüccarlar da yerli tüccarların kullandıkları her türlü hakkı kullanabilecek.
- İhracattan alınan vergiler %12, ithalattan alınan vergiler ise %5 oranında uygulanacak.
- İngilizler iç gümrük vergisi ödemeyecekler.
📌 SINAV NOTU: Tarihin en kötü ticaret antlaşmalarından biri olan Balta Limanı Ticaret Antlaşması Osmanlı ekonomisini dışa bağımlı hale getirmiştir. Osmanlı adeta İngiltere’nin yarı sömürgesi haline gelmiştir.
Nizip Savaşı (1839)
Balta Limanı Antlaşması Fransa’yı oldukça rahatsız etmiş ve Fransa Mehmet Ali Paşa’yı tekrar kışkırtmaya başlamıştır. II. Mahmut ise Mehmet Ali Paşa’nın vergileri kesmesinden rahatsızlık duymaya başlamıştır.
Mısır Meselesi 1839’da tekrar silahlı bir hesaplaşmaya dönüşmüş ve Osmanlı ordusu Nizip Savaşı’nda Mısır kuvvetlerine yenilmiştir.
Akdeniz’de bulunan Kaptan-ı Derya Ahmet Paşa, Osmanlı donanmasını İskenderiye’de Mehmet Ali Paşa’ya teslim etmiştir. (Firari Ahmet Paşa Olayı)
Londra Konferansı (1840)
Mehmet Ali Paşa’nın bu başarısı Hünkar İskelesi Antlaşması gereği Rusya’nın boğazları kullanarak Osmanlı Devleti’ne yardım etme hakkını da beraber getirmiştir. Boğazlar üzerinde Rusya’nın haklarını engellemek isteyen İngiltere ise Mısır Meselesi’ni görüşmek üzere Londra’da bir konferansın düzenlemesini sağlamıştır.
Londra’daki konferans sonucunda imzalanan 1840 Londra Antlaşması’yla Mehmet Ali Paşa’ya Mısır valiliği babadan oğula geçmek üzere verilmiş, Suriye ve Adana ise Osmanlı’ya geri dönmüş ve Mısır Meselesi çözüme kavuşturulmuştur.
📌 SINAV NOTU: Osmanlı Devleti, Londra Konferansı’nda Avrupalı devletlerin desteğini alabilmek için 1839’da Tanzimat Fermanı’nı ilan etmiştir.
Londra Boğazlar Konferansı (1841)
Hatırlanacağı üzere Rusya ile imzalanan 1833 yılında imzalanan Hünkar İskelesi Antlaşması’nın geçerlilik süresi 8 yıldı. 1841 yılına gelindiğinde bu süre doldu ve antlaşmanın yenilenmesinden çekinen İngiltere boğazlar sorunun çözümü için yeni bir konferansın toplanmasını önerdi.
Bunun üzerine Londra’da Boğazlar Konferansı toplanmış ve İngiltere, Fransa, Rusya, Avusturya ve Prusya temsilcileri arasında 1841 Londra Boğazlar Antlaşması imzalanmıştır.
1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi’ne göre;
- Boğazlar Osmanlı Devleti’nde kalacak.
- Osmanlı Devleti barış zamanında Boğazları yabancı savaş gemilerine kapalı tutacak.
- Boğazlar ticaret gemilerine açık olacak.
📌 SINAV NOTU: Bu antlaşma ile Boğazlar uluslararası bir statü kazanmış ve Osmanlı Devleti’nin Boğazlar üzerindeki mutlak egemenliği sona ermiştir.
Kırım Savaşı (1853-1856)
Osmanlı Devleti Tanzimat Fermanını ilan etmiş ve yaptığı yeniliklerle tekrar güçlenmeye başlamıştır. Bu durumdan endişe duyan Rusya ise Osmanlı’yı “Hasta Adam” olarak nitelemiş ve Osmanlı’nın topraklarını paylaşmak için İngiltere’ye antlaşma önerse de İngiltere bunu reddetmiştir. Fransa ve İngiltere’nin desteğini alan Osmanlı kendini güvende hissetmeye başlamıştır.
Rusya önce Kutsal Yerler sorununu bahane etti. ( Rusya kutsal yerleri koruma ve buraların bakımı konusunda Osmanlı’dan yeni haklar talep etmiş, Ortodoksları himaye etme haklarını genişletmek istemiş fakat reddedilmiştir.)
Bunun üzerine Rusya, Temmuz 1853’te Eflak ve Boğdan’ı işgal etti. Osmanlı Devleti Ekim 1853’te Rusya’ya savaş ilan etti; Rusya da Kasım 1853’teki Sinop Baskını ile Osmanlı donanmasını yaktı.
Sinop Baskını’ndan sonra İngiltere ve Fransa (1854), ardından Piyemonte (1855) Osmanlı’nın yanında savaşa girdi; Avusturya da Rusya’ya diplomatik baskı yaptı. Savaş, Sivastopol’ün düşmesiyle (1855) Rusya’nın yenilgisiyle sonuçlandı.

📌 SINAV NOTU: 🔖 Kırım Savaşı sırasında Osmanlı Devleti ilk kez dış borç aldı.(İngiltere’den)
🔖 Kırım Savaşı’nda Kırım,Varna ve Edirne arasında telgraf hatları çekildi.
🔖 Modern hemşireliğin kurucusu olan Florence Nightingale bu savaşta yaralı İngiliz askerlerini Üsküdar’daki Selimiye Kışlası’nda tedavi etmiştir. Gece karanlığında elinde fenerle yaralıları tedavi eden Nightingale bu savaştan sonra “Lady with the Lamp” yani “Lambalı Kadın” olarak anılmıştır.

Paris Barış Konferansı (1856)
Kırım Savaşı sonrasında İngiltere, Fransa, Avusturya, Piyemonte, Osmanlı, Rusya ve Prusya (Almanya) ‘nın katılımıyla Paris Barış Konferansı düzenlendi.
📌 SINAV NOTU: Osmanlı Devleti, barış görüşmelerinde etkili olabilmek için azınlıklara geniş haklar tanıyan Islahat Fermanı’nı (1856) Paris’e gitmeden önce ilan etmiştir.
Paris Barış Konferansı’nda 30 Mart 1856’da imzalanan Paris Antlaşması’nın önemli maddeleri şunlardır:
- Osmanlı Devleti de Avrupa devletler hukukundan yararlanacak ve Avrupa devletleri Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğüne ve bağımsızlığına saygı göstermeyi garanti edecek.
- Islahat Fermanı hiçbir devletin Osmanlı içişlerine karışma hakkı vermeyecek.
- Osmanlı Devleti ve Rusya, birbirlerinden aldıkları yerleri ve esirleri geri verecek.
- Boğazların durumu ile ilgili olarak 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi aynen yürütülecek.
- Karadeniz; tarafsız duruma getirilecek.
- Sırbistan, Eflâk ve Boğdan; bazı ayrıcalıklar verilmek üzere Osmanlı Devleti’ne bağlı kalacak.
📌 SINAV NOTU: Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılmıştır.
Balkan Bunalımı (1875)
Kırım Savaşı’nın intikamını almak isteyen Rusya, Panslavizm ( Slav toplumlarını birleştirme) siyasetini izleyerek Balkan toplumlarını kışkırtmaya ve Osmanlı Devleti’ne karşı isyana teşvik etmeye başlamıştır.
İlk olarak Hersek’in vergi sorunları nedeniyle Osmanlı Devleti’ne isyan etmesiyle Balkan Bunalımı baş göstermeye başlamıştır.
Osmanlı Devleti daha önce, 1870’te Bulgarlara ayrı bir kilise (Bulgar Eksarhlığı) kurma izni vermişti. Bulgar toplumunun bağımsızlık yolundaki bu ilk adımından sonra Balkanlardaki isyanlar giderek arttı (1875 Hersek, 1876 Bulgar isyanı) ve Osmanlı Devleti bu isyanları sert bir şekilde bastırdı.
Balkanlar’daki bu durumlardan sonra Osmanlı ekonomisi giderek çökmeye başlamış ve siyasi alanda da önemli olaylar yaşanmıştı. Mithat Paşa, Serasker Hüseyin Avni Paşa ve Sadrazam Mütercim Rüşdü Paşa öncülüğünde 30 Mayıs 1876’da Abdülaziz tahttan indirilmiş, V. Murat padişah olmuştu. Ancak V. Murat ruh sağlığı bozuk olduğu için üç ay sonra tahtan indirilmiş, Kanun-u Esasi’yi kabul etmek ve Meşrutiyeti ilan etmek şartıyla II. Abdülhamit padişah yapılmıştı.
İstanbul (Tersane) Konferansı (1876)
Yönetime gelen Sadrazam Mithat Paşa başkanlığındaki kurul, Kanun-i Esasi’yi hazırlarken; Rusya, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Avusturya Balkanlardaki durumu görüşmek için İstanbul (Tersane) Konferansı’nı düzenlediler.
Tersane Konferansı’nda Osmanlı Devleti’ne bildirilen tekliflere göre;
- Osmanlı Devleti Sırbistan ve Karadağ’a toprak verecek.
- Bulgaristan, Hristiyan vali tarafından yönetilecek ve muhtariyet idaresine sahip iki eyalet haline getirilecek.
- Bulgaristan’da Bulgarca resmi dil olacak ve mahalli milis askeri oluşturulacak.
- Bulgarlar için genel af ilan edilecek, Müslümanların elindeki silahlar toplatılacak ve bu hususların uygulanması için milletlerarası bir komisyon görevlendirilecek.
Görüldüğü üzere Osmanlı’nın toprak bütünlüğünü koruyacağı sözünü veren İngiltere bu konferansta bu sözünden dönmüştür.
Osmanlı Devleti, bu konferansın toplanmasını ve alınacak kararları içişlerine karışma olarak saymış, bu durumu etkisiz hale getirmek için konferansın toplandığı gün meşruti yönetime geçeceklerini duyurmuşlardır.
Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) (1877-1878)
Tersane Konferansı’nda Osmanlı toprak bütünlüğüne aykırı olarak alınan kararların Osmanlı Devleti’nin reddetmesinin ardından Rusya 1877’de Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etmiştir. Rumi takvimde 1293 yılına denk gelen bu savaşa 93 harbi de denmiştir.
93 Harbi’nde Kafkasya ve Tuna olmak üzere iki cephede savaşmak zorunda kalan Osmanlı Devleti’nde birçok destansı mücadeleye şahit olunmuştur.
Ahmed Muhtar Paşa, Kafkasya’da kendisinden çok çok üstün olan Rus ordusuna karşı sınırlı sayıdaki askeriyle uzun süre direnmiştir. Nene Hatun ve diğer Erzurumlu kahraman vatandaşlar, Aziziye Tabyası’nı Ruslara karşı büyük bir cesaretle savunmuştur. Ne yazık ki Ahmed Muhtar Paşa, Ruslara karşı uzun süre direnmişse de Doğu Beyazıt, Ardahan ve Kars Ruslar tarafından ele geçirilmiş; Erzurum ise savaş sonundaki Edirne Ateşkesi (31 Ocak 1878) gereği Rus işgaline bırakılmıştır.
Balkanlarda ise Ruslar Tuna Nehri’ni geçerek Osmanlı topraklarına girmeye başlamışlardı. Rus birlikleri Osmanlı ordusunu Plevne‘de abluka altına almış fakat Gazi Osman Paşa ve ordusu Plevne’yi 145 gün boyunca kahramanca savunmuştur. Fakat Plevne 1877’de düşmüştür.

📌 SINAV NOTU: Bu savaş sırasında Balkanlarda yerleşmiş olan Müslüman Türkler, Anadolu’ya göç etmiştir; bu, Balkanlardan Anadolu’ya ilk büyük göç dalgasıdır.
Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşması (1878)
Rus orduları Edirne ve Silivri’yi de alarak Ayastefanos’a (Yeşilköy) kadar ilerlemiş ve Osmanlı Devleti barış istemek zorunda kalmıştır.
Ayastefanos Antlaşması’na göre;
- Büyük Bulgar Krallığı kurulacak.
- Romanya, Sırbistan ve Karadağ bağımsız olacak.
- Kars, Ardahan, Batum ve Doğu Beyazıt Ruslara verilecek.
- Bosna ve Hersek özerk olacak.
- Osmanlı, Rusya’ya savaş tazminatı ödeyecek.
Dengelerin Rusya lehine bozulduğunu gören İngiltere ve Avusturya-Macaristan bu antlaşmaya itiraz etti; antlaşma uygulanmadı ve yerine Berlin Antlaşması imzalandı.
📌 SINAV NOTU: Ayastefanos Antlaşması imzalandığı halde yürürlüğe girmeyen ilk antlaşmadır.
📌 SINAV NOTU: Ayestefanos Antlaşması’nda Rusların Akdeniz’e açılabileceğini düşünen İngiltere, Doğu Akdeniz’in güvenliğini sağlamak için Osmanlı Devleti’ne, Kıbrıs’a asker çıkarma teklifinde bulunmuş, ancak İngiltere Kıbrıs’a girdikten sonra bir daha çekilmemiş ve Kıbrıs elden çıkmıştır. (1878)
Berlin Antlaşması (1878)
Avrupalı güçler Ayastefanos Antlaşması’na itiraz ettiler zira Rusya’nın güdümünde güçlü bir Balkan devletinin kurulmasından rahatsız olmuşlardı.
Bunun üzerine Ayastefanos Antlaşması’nın yeniden düzenlenmesi için Berlin’de bir konferans toplandı ve Osmanlı Devleti, Rusya, İngiltere, Almanya, Fransa, Avusturya-Macaristan ve İtalya’nın katılımıyla Berlin Antlaşması imzalandı.
Berlin Antlaşması’na göre;
- Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız olacak.
- Ayastefanos Antlaşması ile sınırları çizilen Bulgaristan, Berlin Antlaşması ile üç bölgeye ayrılacak. Buna göre; Osmanlı Devleti’ne bağlı Bulgaristan Prensliği kurulacak, ikinci bölge Doğu Rumeli idari yönden bağımsız olmakla birlikte siyasi ve askeri yönden Osmanlı Devleti’ne bağlı bir eyalet olacak ve üçüncü bölge olarak Makedonya ise ıslahat yapılmak şartıyla Osmanlı Devleti’ne bırakılacak.
- Girit’te ıslahat yapılacak.
- Ermenilerin bulunduğu yerlerde (Doğu Anadolu) ıslahat yapılacak. (Ermeni sorunu uluslararası bir sorun haline geldi.)
- Kars, Ardahan ve Batum Rusya’ya bırakılacak, Doğubeyazıt ise Osmanlı’da kalacak.
- Bosna-Hersek’in yönetimi Avusturya-Macaristan’a bırakılacak.
- Osmanlı Devleti Rusya’ya savaş tazminatı ödeyecek.
📌 SINAV NOTU: Ayastefanos Antlaşması ile karşısında sadece Rusya’yı bulan Osmanlı Devleti, Berlin Kongresi’nde altı büyük devletin hedefi haline gelmiştir.
📌 SINAV NOTU: Berlin’de ilk kez çok sayıda azınlık Osmanlı’dan ayrılarak bağımsız olmuş ve Osmanlıcılık fikri önemini yitirmiştir.
📌 SINAV NOTU: Osmanlı Devleti, Berlin Antlaşması’ndan sonra Almanya’ya yakınlaşmaya başladı.
Halepa Fermanı (1878)
1878 Berlin Antlaşması’na Girit ile ilgili eklenen özel madde ile Girit sorunu uluslararası bir boyut kazanmıştır. 1878 Halepa Fermanı ile Girit Rumlarına geniş haklar verilmiş ancak bu haklar, Ada’da yeni isyanların çıkmasına neden olmuştur. Yunanistan’dan Girit’e silah ve asker yardımı gitmiş, adada Müslüman ve Hristiyanlar arasında çatışmalar artmıştır. Bunun üzerine Avrupalı devletler Girit’e donanmalarını göndermiş ve Osmanlı Devleti’nden Girit’e Hristiyan bir valinin tayin edilmesini istemiştir.
Avrupalı devletlerin baskıları sonucu 1896’da II. Abdülhamid, Girit Adası’na Hristiyan bir vali göndererek Halepa Fermanı’nı yeniden ilan etmiştir.
Fransa’nın Tunus’u İşgali (1881)
Fransa’dan Alsas-Loren‘i alan Almanya ile Mısır’a gözünü diken İngiltere, Berlin Kongresi sırasında Fransa’nın Tunus’u almasına gizlice onay verdiler.
Fransa Osmanlı’nın içinde bulunduğu zor durumdan faydalanarak bölgedeki sınır olaylarını bahane edip Tunus’u işgal etti. Böylelikle Osmanlı Devleti Kuzey Afrika’daki önemli bir toprağını daha kaybetmiş oldu. Hatırlanacağı üzere Kuzey Afrika’da elimizden çıkan ilk yer Cezayir idi.
İngiltere’nin Mısır’ı İşgali (1882)
1869 yılında Fransız girişimiyle yapılan Süveyş Kanalı‘nın açılmasıyla Mısır’ın önemi iyice arttı. Borç batağındaki Mısır Hidivi İsmail Paşa, 1875’te kanal hisselerini İngiltere’ye sattı. 1882’de Mısır’daki Urabi Paşa ayaklanmasını bahane eden İngiltere, İskenderiye’yi bombalayarak Mısır’ı işgal etti.
İngiltere ile arası bozulan Osmanlı Devleti, Almanya’ya yakınlaşmaya başladı ve Almanya da Orta Doğu’ya açılmak ve hammadde kaynaklarına ulaşmak için Bağdat Demiryolu imtiyazını aldı (1899–1903).
Dömeke Meydan Muharebesi (1897)
Biraz önce de vurguladığımız üzere Osmanlı Devleti Girit’e Halepa Fermanı ile Hristiyan bir vali göndermişti. Fakat Girit’li Rumlar adada hiçbir Türk kuvvetinin bulunmasını istememiş ve isyanlara devam etmişlerdir. Bunun üzerine Osmanlı Devleti Yunanistan’a savaş ilan etmiştir.
Osmanlı Ordusu, Dömeke Meydan Muharebesi’nde Yunan ordusunu mağlup etmiştir.

📌 SINAV NOTU: Mustafa Kemal, Dömeke Savaşı’na katılmak için okuldan kaçmış ve yakalanıp tekrar okula iade edilmiştir. Mustafa Kemal yıllar sonra bu olay için “Gençliğimin en heyecan verici günleriydi.Bu savaşa katılmayı çok istemiştim.” demiştir.
İstanbul Antlaşması (1897)
Dömeke Zaferi’nin ardından batılı devletlerin araya girmesiyle Yunanistan ile antlaşma imzalanmıştır.
Bu antlaşmaya göre;
- Girit, Osmanlı Devleti’nde kalacak, Girit’e özerklik verilecek (1898’de adaya Yunan Prensi Yorgi yüksek komiser olarak atandı).
- Yunanlılar, Osmanlı Devleti’ne savaş tazminatı ödeyecek.
📌 SINAV NOTU: Bu gelişme Osmanlı Devleti’nin Ada’daki hakimiyetine fiilen son vermiştir.
📌 SINAV NOTU: 1908’de Girit Meclisi, Yunanistan’a katıldığını resmen ilan etmiştir.
19. Yüzyıl Antlaşmaları Özet Tablo
| Antlaşma | Yıl | Taraf | Önemli sonuç |
|---|---|---|---|
| Kale-i Sultaniye | 1809 | İngiltere | Barışta Boğazlar yabancı savaş gemilerine kapalı |
| Bükreş | 1812 | Rusya | Besarabya Rusya’ya; Sırplara imtiyaz |
| Edirne | 1829 | Rusya | Yunanistan ve Sırbistan’a özerklik; Rus ticaret gemilerine Boğazlar açık |
| Kütahya | 1833 | Mehmet Ali Paşa | Suriye ve Adana Kavalalı ailesine |
| Hünkâr İskelesi | 1833 | Rusya | Rusya’ya saldırıda Çanakkale kapatılır; 8 yıl |
| Balta Limanı | 1838 | İngiltere | Geniş ticari ayrıcalıklar; ekonomi dışa bağımlı |
| Londra | 1840 | İngiltere, Rusya, Avusturya, Prusya | Mısır valiliği Mehmet Ali Paşa’ya irsi |
| Londra Boğazlar | 1841 | Beş büyük devlet | Boğazlar barışta savaş gemilerine kapalı; uluslararası statü |
| Paris | 1856 | Rusya ve müttefikler | Osmanlı Avrupa devleti sayıldı; Karadeniz tarafsız |
| Ayastefanos | 1878 | Rusya | Büyük Bulgaristan; uygulanmadı |
| Berlin | 1878 | Altı büyük devlet | Sırbistan, Karadağ, Romanya bağımsız; Kars, Ardahan, Batum Rusya’ya |
| İstanbul | 1897 | Yunanistan | Yunanistan tazminat öder; ardından Girit’e özerklik |
Sıkça Sorulan Sorular
Şark Meselesi nedir?
Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti’ni ortadan kaldırma ve topraklarını paylaşma rekabetidir. Terimi ilk kez 1815 Viyana Kongresi’nde Rus Çarı I. Aleksandr kullandı.
Boğazlar ilk kez ne zaman uluslararası sorun oldu?
1833 Hünkâr İskelesi Antlaşması’na İngiltere ve Fransa’nın tepki göstermesiyle. 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar uluslararası bir statü kazandı.
Osmanlı Kuzey Afrika’da ilk hangi toprağını kaybetti?
Cezayir’i (1830, Fransa). Ardından Tunus (1881, Fransa) ve Mısır (1882, İngiltere) elden çıktı.
İlgili konular: XVIII. Yüzyıl Islahatları · II. Mahmut Islahatları · Tanzimat Fermanı · Islahat Fermanı
Çıkmış soruları ve cevaplarını görmek için: 2026 KPSS Lisans Tarih Soruları · 2026 KPSS Ön Lisans Tarih Soruları · 2025 AYT Tarih Soruları.
Bu bilgiler MEB ve Akademik kaynaklar referans kullanılarak hazırlanmıştır.
Hazırlayan: Ramazan Yıldırım · Son güncelleme: Ekim 2026



Cevap Yok