Portre

Gelibolu Fatihi: Gazi Süleyman Paşa

Rumeli’nin Kapısını Açan Şehzade: Gazi Süleyman Paşa

Şüphesiz Türk olmakla övündüğümüz en önemli noktalardan birisi de tarihimize adını altın harflerle yazdıran kahramanların verdikleri mücadelelerdir. Bu kahramanların bazıları dillerden düşmese de bazıları ise maalesef tarihin tozlu sayfaları içinde kaybolmaya yüz tutmuştur. İşte Gazi Süleyman Paşa da bu kahramanlardan sadece bir tanesidir.

Bu yazımızda Rumeli (Gelibolu) Fatihi olarak bilinen Gazi Süleyman Paşa ’nın yaptığı mücadeleleri konu edineceğiz.

Süleyman Paşa, Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş döneminde büyük başarılara imza atan Osmanlı şehzadesidir. Orhan Bey’in en büyük oğlu olan Süleyman Paşa, Rumeli’nin fatihi olarak anılır.

İznik ve İzmit Yalnızca Başlangıç

Süleyman Paşa, 1316’da Bursa’da doğmuştur. Annesi Nilüfer Hatun, babası ise Orhan Bey’dir. Süleyman Paşa’nın tahsili konusunda titiz davranılmıştır. Göreve ilk olarak Gerede’de yönetici olarak başlamıştır. Gerede’nin ardından; İzmit, Mudurnu ve Göynük etrafı Süleyman Paşa’ya tımar olarak verilmiştir. 1331 senesinde İznik’in fethinde yer alarak ilk askeri tecrübesini kazanmıştır. 1337’de İzmit’in fethinde artık Süleyman Paşa yavaş yavaş kendini göstermeye başlamıştır. Bu zaferleri, Süleyman Paşa’nın daha büyük askeri başarıları izlemiştir.

İzmit’in fethindeki başarısından dolayı Süleyman Paşa artık Karesioğulları Beyliği’nin başındadır. Ayrıca Bizans ile iş birliği yaparak Sırpların üzerine giden Osmanlı askerlerine komutanlık yapmaktadır. 1349 senesinde Rumeli’ye ilk kez adım atarak, askeri başarılarına bir yenisini daha ekleyerek Selanik şehrini Sırplardan alıp Bizans’a vermiştir. Bu Süleyman Paşa’nın Rumeli’ndeki ilk başarısıdır, ancak son olmayacaktır. 3 sene sonra tekrar Rumeli’ye geçerek Batı Trakya’da, Dimetoka’da Bulgarları mağlup etmiştir. Bu başarısının sonunda Çimpe Kalesi, Süleyman Paşa’ya üs olarak verilmiştir. Bu, Süleyman Paşa’nın güçlenerek ilerlediğini bizlere göstermektedir. Dur durak bilmeyen Süleyman Paşa, Marmara’nın batı kıyısındaki şehirleri ele geçirmiştir ancak Bizans ile yapılan bir anlaşma sonucu bu şehirler boşaltılmıştır. Bundan sonra yönünü doğuya çevirmiş ve İç Anadolu’da Eretna Beyi Aleaddin Eretna’nın ölümü ile çıkan karışıklıklardan faydalanarak 1354 senedinde Ankara’yı zapt etmiştir. Bizans’taki taht değişikliğini fırsat bilerek Ankara’dan sonra tekrar Trakya’ya yönelecektir.

“Şehzade Sultan Süleyman hem vezir, hem şahımız; Geçtiler Rumeli’ye sal ile arttı şanımız.”

Süleyman Paşa’nın Trakya’ya üçüncü geçişi tarihe “Rumeli”nin kapısını açan Osmanlı şehzadesi” olarak geçmesini sağlayacaktır. Çünkü Süleyman Paşa, Osmanlıları Rumeli’ye iskan politikası ile yerleştirmeyi kafasına koymuştur. Önce ordularını Biga’da toplamış, ardından Çardak limanında gemilerini yan yana dizerek ordularını Çanakkale Boğazı’ndan geçirmiştir. Süleyman Paşa, Bolayır’ı üs olarak belirlemiştir. Böylelikle Rumeli’ye Osmanlı askerleri kalıcı bir adım atmıştır. Artık Süleyman Paşa’nın politikası Rumeli’ye yerleşmektir. İskan politikasını kararlılıkla uygulamıştır. Anadolu’da uygun gördüğü Türkmen ailelerini Rumeli’ne taşıyarak bölgeyi Türkleştirmeye çalışmıştır. Rumeli’de Türk köyleri kurup, Anadolu’dan göç eden Türkmen aileleri bu köye yerleştirmiştir. Kısa sürede, Süleyman Paşa’nın çabaları ile Gelibolu yarımadası Osmanlı toprakları haline getirilmiştir.

Gelibolu’nun alınması, Osmanlı için çok stratejik bir hamle olmuştur. Gelibolu’dan kafamızı kaldırıp, dönem haritasını düşünürsek, Gelibolu kilit bir noktadır. Osmanlı’nın ilerleyen fetihleri için adeta anahtar görevi görmektedir. Ve bu anahtarı alan kahraman Süleyman Paşa’dır. 1356 yılında gelindiğinde, Gelibolu yarımadasının tamamı artık Osmanlı toprağı haline gelmiştir. Rumeli’nin fethi ile artık Osmanlı tarihinde yeni bir sayfa açılmıştır. Osmanlı askerleri Anadolu’dan taşıp, Avrupa’ya akmıştır.

Rumeli’nin fethi sadece Osmanlı’da değil, Bizans tarihinde de önemli bir yere sahiptir. Çünkü bu fetihten sonra Bizans adım adım yok olmaya doğru gidecektir. Çünkü dört bir yanını Osmanlı aslanları sarmıştır.

İki Eş, Beş Çocuk

Gazi Süleyman Paşa ’nın hayatı boyunca iki evlilik yaptığı bilinmektedir. Birinci eşi Seyyid Hüseyin Çelebi’nin kızı Selçuk Hatun, ikinci eşi ise İsfendiyar oğlu Kötürüm Bayezit’in kızıdır. Süleyman Paşa’nın bu evliliklerinden İshak, Melik Nasır ve İsmail isimlerinde üç oğlu, Sultan Hatun ve Eftendize Hatun adlarında da iki kızı olmuştur.

Melik Nasır, diğer kardeşleriyle katıldığı Akça Liman seferinde denizde boğularak şehit düşmüştür. İsmail ile İshak, babalarının yanında olarak Rumeli seferlerine katkı sağlamışlardır. Gazi Süleyman Paşa ’nın kanından olmak, akıncı beyi olarak doğmak demektir.

Sultan Hatun, Candaroğlu Süleyman Paşa ile evlenmiştir. Kabri ise Sinop’ta, “Aynalı Kadın” isimli türbeye defnedilmiştir. Eftendize Hatun’a dair çok fazla bilgi bulunmamakta, ancak kabrinin İmaret Camii’nde olduğu bilinmektedir.

Başarılarla Dolu Bir Yaşam ve Ansızın Gelen Ecel

Gazi Süleyman Paşa ’nın vefatının sebebi tam olarak bilinmemektedir. Bir rivayete göre 1350 senesinde atından düşerek ölmüştür. Bolayır ve Seydikavağı arasında doğanla avlanırken atından düşerek bu acı kazanın gerçekleştiği söylenmektedir. Cenazesi ise vasiyeti üzerine, daha önce Bolayır civarlarına yaptırmış olduğu türbeye defnedilmiştir.

Aşıkpaşazade Tarihi’ne bakacak olursak, Gazi Süleyman Paşa ’nın ölüm yılı 1356’dır. Hatta Ruhi, 6 sene boyunca Gazi Süleyman Paşa ’nın Rumeli’nde düşman erleri ile çarpıştıktan sonra vefat ettiğini söylemektedir.

Üçüncü bir kaynak olarak Bizanslı bir tarihçi olan Nikeforos Gregora ise Gazi Süleyman Paşa ’nın ölüm tarihini 1357 yılı civarında olduğunu yazmıştır. Çünkü Bizans kaynaklarına göre Paşa’nın kardeşi Şehzade Halil, Bizans’a esir düşmüş ve bu hadiseden kısa süre sonra Süleyman Paşa vefat etmiştir.

Ölüm tarihini net olarak bilemesek de, fetihten fetihe koşan Gazi Süleyman Paşa ’nın Osmanlı tarihindeki yerini artık çok iyi biliyoruz. Tarih boyunca küçük bir adım, daha büyük adımların önünü açmıştır. Gazi Süleyman Paşa ’nın Gelibolu’yu fethi de aynı nitelikte bir adımdır. Belki de Gazi Süleyman Paşa olmasa, şimdi bizler “Üç kıtaya hükmeden ecdadın torunları” olarak anılmayacaktık.


Kapak Görseli: http://bursagocmuzesi.com/osmanlidan-rumeliye-ilk-goc-balkanlara-kurulan-kultur-koprusu/


Tartışmaya Katılın

Abonelerimiz Arasına Katıl

Sitemize abone olarak en son ders ve yazılardan haberdar olabilirsiniz.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkürler...

Bir şeyler ters gitti :(