Kısaca: Şeyh Said İsyanı, 13 Şubat 1925’te Diyarbakır’ın Ergani ilçesine bağlı Piran köyünde başlayan ve kısa sürede Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun bir bölümüne yayılan, Cumhuriyet’e ve yapılan inkılaplara karşı bir ayaklanmadır. Halifeliğin geri getirilmesi ve dinî düzen talebi öne çıkarıldı. Hükûmet 4 Mart 1925’te Takrir-i Sükûn Kanunu‘nu çıkardı, isyan Nisan ayında bastırıldı; Şeyh Said ve arkadaşları Şark İstiklal Mahkemesinde yargılanarak 29 Haziran 1925’te Diyarbakır’da idam edildi. İsyan, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kapatılmasına ve Musul sorununda Türkiye’nin elinin zayıflamasına yol açtı.
| Konu | Bilgi |
|---|---|
| Başlangıç | 13 Şubat 1925, Piran (Ergani, Diyarbakır) |
| Lideri | Şeyh Said (Palulu Nakşibendi şeyhi) |
| Yayıldığı yerler | Ergani, Genç (Bingöl), Elazığ, Palu, Lice, Diyarbakır çevresi |
| Öne sürülen amaç | Halifeliğin geri getirilmesi, dinî düzen; inkılaplara karşı çıkış |
| Alınan önlem | Takrir-i Sükûn Kanunu (4 Mart 1925), İstiklal Mahkemeleri |
| Bastırılması | Nisan 1925; Şeyh Said 15 Nisan 1925’te yakalandı |
| Sonucu | Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatıldı (3 Haziran 1925); Musul sorunu Türkiye aleyhine sonuçlandı |
📌 SINAV NOTU: Şeyh Said İsyanı, Cumhuriyet’e karşı çıkan ilk büyük iç isyandır. Sorularda en çok sorulan sonuçları: Takrir-i Sükûn Kanunu‘nun çıkarılması, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası‘nın kapatılması (çok partili hayata ilk geçiş denemesinin sona ermesi) ve Musul‘un kaybedilmesine giden süreçte Türkiye’nin zayıf düşmesidir. Bir yıl önceki Nasturi İsyanı ile karıştırmayın.
Şeyh Said Kimdir?
Şeyh Said, Palu’da doğmuş, bölgede nüfuzu olan bir aileden gelen Nakşibendi tarikatı şeyhiydi. Tarikat çevresi ve aşiretler üzerindeki etkisi sayesinde kısa sürede geniş bir taraftar kitlesi toplayabildi. İsyanın başladığı sırada ileri yaştaydı; yanında bölgedeki bazı aşiret reisleri ve eski Osmanlı subayları da yer aldı.

Şeyh Said İsyanı’nın Nedenleri
- Halifeliğin kaldırılmasına tepki (3 Mart 1924): Saltanatın ardından halifeliğin de kaldırılması, isyancıların en çok kullandığı gerekçe oldu. Ayaklanmada halifeliğin geri getirilmesi ve dinî düzen talebi öne çıkarıldı.
- İnkılaplara karşı olanların kışkırtmaları: MEB ders kitabına göre isyan, Cumhuriyet’e ve gerçekleştirilen inkılaplara karşı olanların kışkırtmaları sonucunda çıktı. Ayrıntı: Siyasi Alanda Yapılan İnkılaplar.
- Musul sorunu ve İngiltere: Lozan’da çözülemeyen Musul meselesi İngiltere ile görüşülüyordu. Türk tarih yazımında İngiltere’nin, Türkiye’yi Musul konusunda zayıflatmak için bölgedeki ayrılıkçı ve isyancı hareketleri desteklediği görüşü yaygındır. Ayrıntı: Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası.
- Bölgedeki güç dengeleri: Merkezî otoritenin güçlenmesi, tarikat ve aşiret önderlerinin bölgedeki geleneksel nüfuzunu azaltıyordu. Bu da isyana destek bulmayı kolaylaştırdı.
- Siyasi ortam: 1924’te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının “dinî inançlara saygılı” vurgusu, inkılaplara karşı olanların bu partiyi bir sığınak gibi görmesine yol açtı. Hükûmet, partinin bölge teşkilatlarındaki bazı kişilerin isyana karıştığını ileri sürdü.
İsyanın Gelişimi
Ayaklanma, 13 Şubat 1925’te Piran’da jandarma ile Şeyh Said’in adamları arasında çıkan çatışmayla başladı. İsyancılar kısa sürede Genç, Lice, Palu ve Elazığ’a yayıldı; Elazığ bir süre isyancıların eline geçti. Mart başında Diyarbakır’a yapılan saldırı ise şehrin savunmasıyla püskürtüldü.
İlk aşamada Fethi Bey (Okyar) hükûmeti isyanı bastırmakta yetersiz bulundu ve istifa etti; yerine İsmet Paşa (İnönü) hükûmeti kuruldu. Yeni hükûmetin teklifiyle 4 Mart 1925‘te Takrir-i Sükûn Kanunu çıkarıldı ve iki İstiklal Mahkemesi kuruldu: biri Ankara’da, diğeri isyan bölgesinde (Şark İstiklal Mahkemesi). Ayrıntı: İstiklal Mahkemeleri.
Ordunun bölgeye sevk edilmesiyle isyan Nisan ayında bastırıldı. Şeyh Said, kaçmaya çalışırken 15 Nisan 1925‘te yakalandı. Şark İstiklal Mahkemesinde yargılanan Şeyh Said ve 46 arkadaşı hakkında 28 Haziran’da idam kararı verildi; karar 29 Haziran 1925‘te Diyarbakır’da uygulandı.
| Tarih | Gelişme |
|---|---|
| 13 Şubat 1925 | Piran’da çatışma, isyanın başlaması |
| Şubat 1925 | Genç, Lice, Palu ve Elazığ’a yayılma |
| 2-3 Mart 1925 | Fethi Bey hükûmetinin istifası, İsmet Paşa hükûmetinin kurulması |
| 4 Mart 1925 | Takrir-i Sükûn Kanunu, İstiklal Mahkemelerinin kurulması |
| Mart 1925 | Diyarbakır’a saldırının püskürtülmesi |
| 15 Nisan 1925 | Şeyh Said’in yakalanması |
| 3 Haziran 1925 | Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kapatılması |
| 29 Haziran 1925 | Şeyh Said ve arkadaşlarının Diyarbakır’da idamı |
Takrir-i Sükûn Kanunu Nedir?
Takrir-i Sükûn, “sükûnu (huzuru) sağlama” anlamına gelir. 4 Mart 1925’te çıkarılan bu kanun, hükûmete irtica, isyan ve kamu düzenini bozan her türlü örgüt, girişim ve yayını cumhurbaşkanının onayıyla yasaklama yetkisi verdi. Başlangıçta iki yıl için çıkarılan kanun süresi uzatılarak 1929’a kadar yürürlükte kaldı.
Kanun yalnızca isyanın bastırılmasında değil, sonraki aylarda bazı gazetelerin kapatılmasında ve inkılapların kesintisiz uygulanmasında da kullanıldı.
Şeyh Said İsyanı’nın Sonuçları
- Takrir-i Sükûn Kanunu çıkarıldı, İstiklal Mahkemeleri yeniden kuruldu.
- Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, bölge teşkilatlarındaki bazı kişilerin isyana karıştığı gerekçesiyle kapatıldı (3 Haziran 1925). Çok partili hayata geçiş denemesi kesintiye uğradı.
- İsyanla uğraşmak zorunda kalan Türkiye Musul konusunda zayıf düştü. Milletler Cemiyetinin kararıyla süreç Türkiye aleyhine ilerledi ve 5 Haziran 1926 Ankara Antlaşması ile Musul Irak’a (İngiliz mandasına) bırakıldı.
- İnkılaplara karşı tepkilerin dinî gerekçelerle örgütlenmesinin önüne geçmek için aynı yıl tekke, zaviye ve türbeler kapatıldı (30 Kasım 1925); son medreseler de bu süreçte kapatıldı.
- Hükûmet inkılapları daha kararlı biçimde sürdürdü; Takrir-i Sükûn döneminde (1925-1929) inkılapların önemli bölümü hayata geçirildi.
Şeyh Said İsyanı’nın Önemi
Şeyh Said İsyanı, Cumhuriyet rejimine ve inkılaplara karşı çıkan ilk büyük iç ayaklanmadır. Hem iç politikada (muhalefet partisinin kapatılması, Takrir-i Sükûn dönemi) hem de dış politikada (Musul) doğrudan sonuç doğurduğu için Atatürk dönemi iç politikasının dönüm noktalarından biri sayılır. Rejime karşı dinî gerekçelerle çıkan bir isyan olması bakımından 1909’daki 31 Mart Vakası ve 1930’daki Menemen Olayı ile birlikte değerlendirilir.
Cumhuriyet Dönemi İç İsyanlar ve Olaylar
| Olay | Tarih | Not |
|---|---|---|
| Nasturi İsyanı | Ağustos 1924 | Hakkâri; Cumhuriyet’e karşı ilk isyan, İngiltere’nin kışkırtması |
| Şeyh Said İsyanı | Şubat-Nisan 1925 | İlk büyük iç isyan; Takrir-i Sükûn, Terakkiperver’in kapatılması |
| İzmir Suikast Girişimi | Haziran 1926 | Mustafa Kemal’e karşı; önceden ortaya çıkarıldı |
| Menemen Olayı | 23 Aralık 1930 | Kubilay’ın şehit edilmesi; rejime karşı dinî gerekçeli tepki |
Dönemin bütün iç gelişmeleri için Atatürk Dönemi İç Politika sayfamıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Şeyh Said İsyanı ne zaman çıktı?
13 Şubat 1925’te Diyarbakır’ın Ergani ilçesine bağlı Piran köyünde başladı; Nisan 1925’te bastırıldı.
Şeyh Said İsyanı’nın nedenleri nelerdir?
Halifeliğin kaldırılmasına tepki, Cumhuriyet’e ve inkılaplara karşı olanların kışkırtmaları, Musul sorunu nedeniyle İngiltere’nin bölgedeki karışıklıkları desteklemesi ve bölgedeki tarikat-aşiret önderlerinin nüfuz kaygısıdır.
Şeyh Said İsyanı’nın sonuçları nelerdir?
Takrir-i Sükûn Kanunu çıkarıldı, İstiklal Mahkemeleri kuruldu, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatıldı, Türkiye Musul konusunda zayıf düştü ve aynı yıl tekke ve zaviyeler kapatıldı.
Takrir-i Sükûn Kanunu ne zaman çıkarıldı?
4 Mart 1925’te, Şeyh Said İsyanı üzerine çıkarıldı ve 1929’a kadar yürürlükte kaldı.
Şeyh Said İsyanı hangi partinin kapatılmasına neden oldu?
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kapatılmasına (3 Haziran 1925) neden oldu. Bu, Cumhuriyet tarihinin ilk muhalefet partisiydi.
Şeyh Said ne zaman idam edildi?
Şark İstiklal Mahkemesinin 28 Haziran 1925 tarihli kararıyla, 29 Haziran 1925’te Diyarbakır’da idam edildi.
Şeyh Said İsyanı ile Musul arasında nasıl bir bağ var?
Musul sorunu İngiltere ile görüşülürken çıkan isyan Türkiye’yi zayıflattı. Süreç 5 Haziran 1926 Ankara Antlaşması ile Musul’un Irak’a bırakılmasıyla sonuçlandı.
Kaynak: MEB, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 12 ders kitabı (4. ünite: Çok partili hayata geçiş denemeleri, Takrir-i Sükûn Kanunu, 1925 kronolojisi; Atatürk dönemi dış politika: Musul sorunu). Tarihler için ayrıca Şark İstiklal Mahkemesi üzerine akademik çalışmalar. Görseller: Wikimedia Commons (kamu malı).
Hazırlayan: Ramazan Yıldırım · Son güncelleme: Kasım 2026


