Blog

Osmanlıda Tarikatlar

Osmanlı İmparatorluğu, tasavvuf kültürü ile kurulduğu için saray kültür ve terbiyesinde yetişen her padişah, özellikle ilk dönemlerde bir evliyanın talebesi konumundaydı. Bu durum, ilerleyen senelerde de devam etse de bazı padişahlarda etkisini daha çok gösteriyordu. Sultan I. Ahmed, tarikatına bağlı bir müritti. Osmanlı’da en yaygın tarikatlar ve mensubu olan padişahlara dair tüm ayrıntılar, merak edilen konular arasında yer alır.

Osmanlı’da En Yaygın Tarikatlar

Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda Osman Bey, Şeyh Edebali’nin öğrencisi idi. Aynı zamanda Osman Bey’in kayınpederi olan Şeyh Edebali, ahi şeyhlerindendi. Daha sonra devletin başına geçen Orhan Gazi ve kardeşi Alaaddin Paşa da ahi tarikatına bağlıydı. Aşka olan bu düşkünlük ilerleyen yıllarda da devam etti. Osmanlı’da tarikatlar arasından en yaygını Halveti’ydi, çok sayıda hükümdar bu tarikata mensuptu. Ardından Nakşi ve sonrasında ise Mevlevilik tarikatı onu takip ediyordu.

Osmanlı Padişahlarının Tarikatları

Osmanlı padişahlarının tarikatları dönemlere göre değişiklik gösteriyordu. Sultan I. Murad, Tevrizli Seyyid Mehmed Hammari’ye bağlıydı. Kendisi aynı zamanda Şeyh Postinpuş şeklinde de biliniyordu. Sultan I. Murad, Bursa’nın Yenişehir ilçesinde şeyhi için bir tekke inşa ettirmişti.

Yıldırım Sultan Bayezid ise damadı olan Nubahşiyye Şeyhi Emir Sultan’a tabi olmuştu.

Çelebi Sultan Mehmed’in Bahramiyye tarikatının şeyhi ile iyi ilişkilere sahip olduğu ve sohbetlerinden keyif alındığı biliniyordu. Bu nedenle yüksek ihtimalle Zeyniyye Şeyhi Molla Fenari’ye bağlıydı.

Sultan II. Murad, bir derviş gibi yaşardı ve Mevlevi Emir Adil Çelebi’ye sıkı bağlıydı. Hükümdarlıktan 2 kez feragat etmesi ile de bilinen padişah, ölümünden sonra kabrinin üstünün açık bırakılmasını vasiyet etmişti.

Sultan II. Bayezid, tasavvufa fazlası ile düşkündü. İlgisinin neticesinde ‘Veli’ olarak meşhur olmuştu. Şehzadelik döneminde Halveti Şeyhi Çelebi Halife’nin müridi olurken aynı zamanda Kanuni Sultan Süleyman döneminde kadılık yapmış olan Ebu Suud Efendi’nin babası, Baurami şeyhlerinden Baba Yusuf Seferhisarı ve Halveti şeyhi Muhammed İskilibi ile uzun süren sohbetler gerçekleştirirdi.

Yavuz Sultan Selim ise Zeyniyye Şeyhi Halimi Çelebi’nin mensuplarındandı. Şeyhin kerametlerinin çok olduğundan söz edilirdi. Kendisi aynı zamanda sade ve mütevazı yaşamı ile de biliniyordu.

Fatih Sultan Mehmed ve Kanuni’nin Tarikatları

Fatih Sultan Mehmed hangi tarikata bağlıydı ve Kanuni Sultan Süleyman’ın tarikatı hangisiydi soruları, yaygın olarak merak edilenler arasındadır. Fatih Sultan Mehmed, Akşemseddin’in müridiydi. Akşemseddin, İstanbul’un fethinin aynı zamanda manevi mimarı olarak bilinirdi ve ünlü tasavvuf alimlerinden Hacı Bayram’ın halifesiydi.

Kanuni Sultan Süleyman, gençliğinde Mehmed Nurullah Efendi’ye bağlıydı. Bu alim, aynı zamanda Yorgancı Emir olarak da bilinirdi. Kanuni, Emir Buhari halifesi olan Abdüllatif Mahdumi’nin de müridiydi ve süt kardeşi konumundaki Üveysi Şeyhlerinden Yahya Efendi ile irtibat halinde idi. Sonraki dönemlerde Halveti şeyhlerinden Nureddinzade ile iyi ilişkiler kurmuştu. Kendisi, Osmanlı padişahları arasından Nakşi tarikatına ilk kez mensup olmasıyla da bilinir.

Kanuni Sultan Süleyman, en büyük oğlu Şehzade Mustafa’yı haksız yere infaz ettirmişti. Halk arasında onaylanmayan bu durum, suçsuz şehzadenin vefatı ile birlikte Üveysi şeyhi Yahya Efendi’nin de Kanuni ile artık görüşmemesine sebebiyet vermişti. Anlatılanlara göre Kanuni ile üvey kardeşi bir gün yolda karşılaştıklarında Yahya Efendi, kendisi ile alakadar olmayınca padişah, süt kardeşinin artık kendisi ile yakın olmadığından şikayet eder. Yahya Efendi ise süt kardeşinin Şehzade Mustafa’nın ölümü ile birlikte öldüğünü ifade ederken padişaha yalnızca hükümdar olduğu için saygı duyduğunu belirtir. Bu olay neticesinde Kanuni Sultan Süleyman da artık Yahya Efendi ile görüşmeyi sonlandırmıştı.

Tartışmaya Katılın

Abonelerimiz Arasına Katıl

Sitemize abone olarak en son ders ve yazılardan haberdar olabilirsiniz.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkürler...

Bir şeyler ters gitti :(