Blog

Hocalı Katliamı: O Gece…

Hocalı Katliamı…

Takvim yaprakları 1992 Şubat’ının 26’sını yani 1300 kişinin hunharca katledildiği o geceyi gösteriyordu. Evet bundan 28 yıl önce tam 1300 kişi Ermeni birlikleri tarafından insanlık dışı bir şekilde katledilmiş, 1275 kişi ise yine insanlık dışı koşullarda esir alınmıştı. Bu yazımızda Hocalı Katliamı’nın 28. yılında o gecenin perde arkasına, o gece yaşananlara ve günümüzdeki etkilerine değineceğim.

Katliamın Perde Arkası: Dağlık Karabağ Sorunu…

Hocalı Katliamı nedir? Hocalı Katliamı nasıl oldu? Hocalı Katliamı’na zemin hazırlayan nedenler nelerdir? İşte bu soruları cevaplamak için hepimizin sıkça duyduğu Dağlık Karabağ Sorunu’na yer vermemiz lazım.

Karabağ bugün Azerbaycan’ın güneybatısında, Aras ve Kura Irmakları arasında Küçük Kafkas Dağları’nın üzerinde yer alan (burayı kalın yazıyorum) Azerbaycan’ın tarihinde ayrılmaz bir parçası olarak yer alan bir bölgedir.

Dağlık Karabağ Harita
Dağlık Karabağ Harita

Dağlık Karabağ SSCB döneminde Azerbaycan’a bağlıydı. Daha doğru bir ifade ile hukuken Azerbaycan’a bağlı özerk bir bölge idi ve Kafkasya’nın en stratejik konumlarından birinde yer alıyordu. Zira yukarıdaki haritayı da incelediğinizde göreceğiniz üzere Azerbaycan, İran ve Ermenistan’ı kontrol edebilecek bir konumda yer alıyor Dağlık Karabağ.

Rusya ve Çirkin Demografi Politikası…

Kafkasya’ya hakim olan Rusya buradaki demografik politikasını Müslüman nüfusun kendi topraklarından sürdürülmesi ve yerlerine Hristiyan nüfusun gelmesi üzerine kurmuştu. İşte bu amaçla Rusya 1826 yılında Karabağ Hanlığı’nı işgal etmiş, buraya Anadolu ve İran’da yer alan Ermenileri yerleştirmişti. Bu politikadan vazgeçmeyen Rusya 20. yüzyılda da yine aynı şeyi sürdürmüş ve Müslüman nüfusu kendi topraklarından göçe zorlamaya devam etmiştir.

Azerbaycan Zorunlu Göç
Azerbaycan’dan Zorunlu Göç

Hatta Rusya 1947 Aralık ayında “Ermenistan, SSCB’den kolektif çiftlik sahibi ve diğer Azerbaycanlı nüfusun Azerbaycan SSCB’nin Kür -Aras ovasına göç ettirilmesi” hakkında bir kararname yayınlamıştır. Kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere bu şu demek: Azerbaycanlılar yurtlarını terk edecek ve buraya Ermeniler yerleşecek.

Azerbaycan topraklarında zerre kadar hakkı olmayan Ermeniler, Rusya’yı arkasına alıp özellikle 1960 yılından itibaren Karabağ ve Nahçıvan üzerinde de hak iddia etmeye başlamıştır. Ermeniler Rusya’yı öylesine arkasına almışlardır ki 1987 yılında Gorbaçov aynen şu ifadeyi kullanmıştır Dağlık Karabağ hakkında: “Dağlık Karabağ Ermenilerindir ve bu topraklar Ermenistan’a ilhak edilmelidir.” Tabii Ermeniler’de tahmin edebileceğiniz üzere artık fitili ateşlemiş ve bu bölgede yaşayan Ermeniler, Ermenistan’a bağlanma adına gösteriler düzenlemeye başlamış ve buradaki Azerbaycanlılar’a karşı şiddet eylemlerine başvurmuştur.

Rusya’nın Kafkas politikasını uygulamasından dolayı Dağlık Karabağ’da Ermeni nüfusu çoğunluk haline gelmiş sonuçta Ermenistan’ın bölgede hak iddia etmesiyle özellikle 1985 sonrasında Dağlık Karabağ Sorunu ortaya çıkmıştır.

Bağımsızlıkların Ardından Artan Gerilim ve Savaş…

SSCB artık dağılmış ve 1991 yılında Azerbaycan ve Ermenistan bağımsızlıklarını ilan etmişti. Dağlık Karabağ’daki Ermeniler ise Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’ni ilan etmişlerdi. Ve artık iki ülke arasındaki artan gerilim bu gelişmeyle beraber savaşa dönüşmüştü.

Savaş süresince Rusya’nın desteğini almaya devam eden Ermeniler, yine bildiğimiz politikasını devam ettirmiş ve Dağlık Karabağ ‘a Ermeniler’i yerleştirip, Azerbaycan halkını göçe zorlamışlardır.

1991 yılında başlayan Karabağ Savaşı, 1994 yılında iki ülkeninin ateşkes ilanı ile sona ermiştir. Fakat bu ateşkese rağmen Azerbaycan topraklarının 5 te 1’ini işgal eden Ermenistan bölgeden çekilmemiştir. Yani hukuken Azerbaycan’a ait olan Karabağ günümüzde dahi halen işgal altındadır.

Ve savaşın acımasız gerçeği… 20 binden fazla ölü, 50 binden fazla yaralı ve yurtlarından göç eden 1 milyondan fazla insan.

Evet. Dağlık Karabağ sorununa genel hatlarıyla değindik. Şimdi gelelim esas konumuz olan Hocalı Katliamı’na…

Hocalı Katliamı…

Hocalı, Dağlık Karabağ bölgesinde yer alan Karabağ’ı Ermenistan’a bağlayan yolunda üzerinden geçtiği bir yerleşim yeridir ve Karabağ Savaşı süresince Ermenistan için her zaman askeri bir hedef konumunda olmuştur. Bu doğrultuda Ermeniler, Azerbaycanlıları yol kesme, otobüs baskınları gibi şiddet eylemlerine maruz bırakmışlardır. 1991 yılının Aralık ayında ise Hocalı kasabası Ermeniler tarafından abluka altına alınmıştır.

Abluka sonucu Ekim ayında bölgenin karayolu ulaşıma kapanmıştı, ulaşım ise sadece helikopterler vasıtasıyla yapılıyordu. Kasım ayında ise Rus ve Kazak gözlemcilerinin yanı sıra Azerbaycan devlet yetkililerini taşıyan helikopter Ermeniler tarafından vuruldu. Bunun sonucunda helikopterde bulunan 20 kişi hayatını kaybetti. Böylece artık havayolu bağlantısıda kesildi üstelik bölgede gaz ve elektriğinde kesilmesi sonucu Hocalı tamamen Ermeni ablukası altına girdi.

Ve o gece…

1992 yılının Şubat ayının 25’ini 26’sına bağlayan o katliam gecesinde Hocalı halkı; Ermenistan ordusu ve 366. Rus Motorize Alayı’nın gerçekleştirdiği insanlık dışı bir katliama uğramıştır.

Ne yazık ki tamamen Ermeni ablukası altında olan Hocalı’da Azerbaycan ordusu yoktur ve Hocalı sadece elinde hafif silahları bulunan 150 kişi tarafından savunulmaya çalışılacaktır. Şu işe bakın ki 1990 yılında Gorbaçov tarafından çıkarılan kanunla Sovyetler Birliği’ne ait bölgelerde tüm silahlar toplatılmış, gelin görün ki Ermenilerdeki hiçbir silaha dokunulmamıştır.

En kapsamlı sivil katliamı…

Artık tamamen savunmasız durumda kalan Hocalı’da bir taraftan Ermeni askerleri sivil halkı vahşice katlederken, bir yandan da Rus 366. Alay askerleri, Rus-Ermeni birlikleri ve 1000’den fazla silahlı Ermeni dört bir koldan şehri kuşatmıştı. Askeri karargahlar ve hedefler yerle bir edilirken, Rus Alayı ise Hocalı Hava Alanı’nı kullanılamayacak hale getirmişlerdir.

Hocalı’dan kaçmak isteyen halkın bir kısmı katledilmiş bir kısmı ise esir alınmıştı. Katliam denilince sadece akıllara vurularak öldürüldü şeklinde bir düşünce gelmesin sakın. Zira bu katliam o kadar insanlık dışı hale gelmiştir ki insanların kafa derileri yüzülmüş, uzuvları hızarlarla kesilmiş, kafaları vücutlarından ayrılmış, kadınlara tecavüz edilmiş, hamile kadınların karınları kesilmiş, insanlar diri diri yakılmıştır. Sanmayın ki abartı. Hayır. Tamamen gerçek. Ben o resimleri eklemeyi bile düşünürken kendimden utanıyorum. Ama kanıtlarına ve resimlere google amca vasıtasıyla ulaşabilirsiniz.

Hocalı 1

Sonuç mu? Sadece resmi rakamlara göre yani siz bunun kat ve kat fazlasını düşünün:

  • 374 erkek katledildi.
  • 106 kadın katledildi.
  • 63 çocuk katledildi.
  • 70 yaşlı katledildi.
  • 76’sı çocuk 487 kişi yaralandı.
  • 1275 kişi esir alındı ve işkenceye maruz kaldı. (150 esir halen kayıp)

New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü bu katliamı: “En Kapsamlı Sivil Katliam” olarak ilan etmiştir.

Bu katliam sonucu bölgede yaşayan Azerbaycan halkı yurtlarını terk etmek zorunda kalmıştır. Ermeniler Hocalı’nın ardından Zengilan, Cebrail, Kubatlı, Fuzuli ve Ağdam’ı da işgal etmiştir. Ve 1 milyon Azerbaycan Türkü topraklarından göç etmek zorunda kalmıştır.

Ve aradan geçen 28 yıl sonra halen bu 1 milyon Türk evine döneceği günü beklemektedir.

Tanıkların dilinden Hocalı Katliamı:

“Hocalı Katliamı anlatılamaz bir vahşetti. Azerbaycan yönetimi ve Cumhurbaşkanı Ayaz Mütellibov, dört gün boyunca olayı kamuoyundan gizlemeye çalıştı. Bütün Azerbaycan yaşananlar nedeniyle şok olmuştu. Ermeni bıçaklarından, kurşunlarından kurtulmayı başaranlar; kadınlar, çocuklar, ihtiyarlar karlı dağlardan tipi altında Ağdam’a ulaşabildiklerinde çoğunun ayakları donmuştu. Bazılarının ayakları kangrenden dolayı kesilmişti. Ermeniler vahşetin her türlüsünü sanki ibret olsun, örnek olsun diye yapmıştı. İhtiyar dedelerin, yaşlı anaların yüzleri jiletlerle doğranmış, genç kadınların göğüsleri peynir gibi kesilmiş, bebeklerin kafa derileri yüzülmüştü. Hocalı ile Ağdam arasındaki 12 kilometrelik orman boyunca cesetler dizilmişti.”

Katliama tanık olan bir gazeteci

“Bu gördüklerim gerçek olamaz, bunlar ya beynimin bana oynadığı bir oyun ya da Azeriler çok iyi mizansen hazırlamışlar. Öyle ya, hangi insanoğlu soğukkanlı bir şekilde elleri bile titremeden diri diri yalnızca kemikleri kalana kadar bir insanın kafa derisini yüzebilirdi? Ya da nasıl bir insan hamile bir kadının karnını kasatura ile yarıp doğmamış çocuğu oradan alıp sonra da çocuğu süngüleyebilirdi?… Pek çok savaş öyküsü dinledim, faşistlerin zulmünü işittim, ama Hocalı’daki gibi bir vahşete hiçbir yerde rastlamadım.”

Fransız gazeteci Jean-Yves Junet

“Gördüklerimiz karşısında Reuters muhabiri Elif Kaban ve eşim Hicran, donup kaldılar. Fotoğrafçı arkadaşım öyle etkilenmişti ki fotoğraf çekmesini sağlamak için onu objelerin üzerine doğru itmem gerekiyordu. Cesetler, mezarlar, evet hepsi mide gerektiriyordu. Ama olanları anlatmak, dünyaya duyurmak zorundaydık. Hayatta kalanları bularak hemen orada anlattıklarını kaydettik. Bazı cesetleri tanımaya çalıştım ama yüzlerinden vurulanlar, tanınmayacak hâlde olanlar vardı. Bazılarının ise kafa derileri yüzülmüştü.”

Amerikalı gazeteci Thomas Goltz

“…Helikopterden bakıldığında bazı Azeri mültecilerin kaçmak istedikleri, ancak tüm çabalarına rağmen yakalanarak öldürüldükleri açıkça görülebiliyor. Kasaba Ermenilerce 25 Şubat’ta ele geçirilmişti. Bir hafta sonra erkek, kadın ve çocukların cesetleri Dağlık Karabağ’ın karlı yamaçlarına saçılmış bir vaziyetteydi. Şurası açık ki, birçoğu keskin nişancılar tarafından öldürülmüştü. Hayatta kalanlardan bir tanesi Ermenilerin yerde yatanları dahi nasıl öldürdüğünü anlattı. İki adamın derileri yüzülmüş, bir kadının ise parmakları kesilmiş…”

The Economist

Kullanılan görseller:

https://www.stratejikortak.com/2016/04/azerbaycan-ermenistan-catismasi.html

http://1905.az/wp-content/uploads/2014/06/deportasiya3.jpg

https://www.internethaber.com/hocali-katliaminda-hayatini-kaybedenler-berlinde-anildi-2084019h.htm


Tartışmaya Katılın

Abonelerimiz Arasına Katıl

Sitemize abone olarak en son ders ve yazılardan haberdar olabilirsiniz.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkürler...

Bir şeyler ters gitti :(