Blog

Milli Mücadele’nin Timsali: Anadolu Kadınları

Cefanın, vefanın, sabrın, kahramanlığın yurdu; kadim kültürlerin, uygarlıkların, medeniyetin yurdu; Selçuklu’nun, Osmanlı’nın, Cumhuriyet’in yurdu ve anaların yurdu: Anadolu.

Anadolu kadınını tek kelimeyle nasıl ifade edersiniz? Ben fedakâr kelimesiyle ifade ederim. Yani kendini feda eden ifadesiyle. Eşine feda eden, çocuğuna feda eden ve vatanına feda eden. Tıpkı Nene Hatun gibi, Münevver Saime gibi, Erzurumlu Kara Fatma gibi, Halime Çavuş gibi, Şerife Bacı gibi, Gördesli Makbule gibi. Şehitlerin, yiğitlerin, kahramanların anaları gibi. İsimsiz, bilinmeyen, unutulan analar gibi. Anadolu ne kadar da çok anayla dolu öyle değil mi?

Çift süren, tarlayı eken, ormandan odunu, keresteyi getiren, mahsullâtı pazara götürerek paraya kalbeden, aile ocaklarının dumanının tüttüren, bütün bunlarla beraber, sırtıyla, kağnısıyla, kucağındaki yavrusuyla, yağmur demeyip, kış demeyip, sıcak demeyip, cephenin mühümmatını taşıyan hep onlar, hep o ulvi, o fedakâr, o ilâhi Anadolu kadınları olmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk

Bu yazımda romanların anlatamayacağı kadar dolu hayatlarıyla Anadolu kadınlarının kısaca hikayelerine yer vermek istedim. Gelin Milli Mücadelemize destansı hikayeleriyle konu olmuş kadınlarımızın hayatlarına beraber kısaca göz atalım.

Gördesli Makbule

Gördesli Makbule

Milli Mücadele sırasında Türk kadınını emsalsiz bir yüceliğe kavuşturan kahramanlardan biri: Gördesli Makbule Hanım

Nasıl unutulur ki gencecik yaşında Milli Mücadelede eşi Halil Efe’yle beraber dağlara çıkan, Yunanlara karşı mücadele vererek Şehit düşen Gördesli Makbule.

1919 yılında başlayan Yunan işgali Gördes’e (Manisa) kadar ilerlemiştir. Yunanlar ertesi yıl Gördes’e saldırsa da Gördes’e en büyük zararı 1921 yılında verirler.

İşte o sıralar Gördes’te bir düğün vardır. Makbule Hanım ve Halil Efe’nin düğünü. Evliliklerinin henüz başlarında Halil Efe, Milli Mücadele’ye katılmak için hazırlık yapar. Makbule Hanım durumu anlasa da belli etmek istemez. Aslında o da Milli Mücadele’ye katılmak ister fakat kocasına söyleyemez. Gizlice kocasını takip eder Makbule Hanım. Halil Efe onu farkeder fakat Makbule Hanım kendisinin de gelmek istediğini söyler. Bir türlü ikna edemez kocasını. Fakat sonunda kararlılığını gören İbrahim Ethem Bey onu aralarına alır.

Gördesli Makbule kocasıyla beraber düşmana karşı birçok mücadeleye girer. Kahramanca savaşır. Usta askerlere taş çıkarır.

Ve tarih 17 Mart 1922’yi gösterdiğinde Gördesli Makbule düşman birliklerinin arasında boylu boyunca yatmış vaziyette Şehit olarak bulunur. Daha yirmisinde Şehadet şerbetini içen Gördesli Makbule’yi beraber geldiği efeler elleriyle defnederler. Gördesli Makbule’ye savaşa katılması için izin veren İbrahim Ethem Bey, Makbule Hanım’ın Şehit olduğu günü şöyle anlatır:

“Defnederken bütün etraf çocuk gibi ağlıyordu. Nasıl ağlanmaz ki 22 yaşından da genç Gördes kızımın gür ve kumral saçları başından ileriye uzanmış, zalim düşman kurşununun akıttığı beyni, bu uzun saçlar üzerine bir nur gibi akmış, hayata doymak değil, hayatın zevkini henüz yeni tatmaya başlamış ve görmüş, gözleri yarı açık, süzgün ve ağlar bir vaziyette. Bu ilahi manzara, bu levha-i hazin ve matem karşısında ağlamamak mümkün mü? Evvela Türklük, Türk kadınlığı, saniyen, Gördes Salisen Ailesi, Makbule Hanım’la ne kadar iftihar etse azdır. Öyle ümit ediyorum ki şu kadının namı hatıra-i millete unutulmaz.”

Yıllar sonra ortaya çıkan sır…

Gördesli Makbule’nin eşi Halil Efe karısının naşını düşmanın eline geçmemesi için gizlice defnetmiş ve mezarının yerini sır gibi saklamıştır. Bu sır tam 78 yıl sonra yani 2000 yılı Haziran ayında açığa çıkmıştır. Makbule Hanım’ın mezarı bulunmuş ve Gördes Belediyesi mezarın çevresini düzenlemiştir.

Gördesli Makbule Mezarı

Münevver Saime (Asker Saime)

Münevver Saime

Aslen Kafkas muhacirlerinden olup Edirne’de doğan Münevver Saime, Millî Mücadele başladığında İnas Darülfünûnunda okumaktadır. Saime Hanım öğrenciyken arkadaşlarıyla Milli Mücadele’ye katılmaya karar verir.

Saime Hanım, 1919 yılında İstanbul Kadıköy mitinginde işgal kuvvetleri tarafından tutuklanmasıyla sonuçlanan konuşmasında şunları dile getirmiştir:

Her Türk’ün söylemek istediği, fakat niçin bilmem yüksek sesle söylemekten çekindiği birkaç sözü ben açıkça söylemek isterim. Evet, açık söylüyorum kardeşlerim. Aldatıcı kaynakların yazdıkları haberlere inanmayın. Bizim tamamiyet-i mülkiyemizi (toprak bütünlüğü)
muhâfaza edecekler. Fakat, hangi hudut dahilinde? Bu tasrih edilmedikçe (açıklanmadıkça) Türkiye’de sulh mümkün olmayacaktır. Ben bu kanaatteyim. İsyan etmeyecek bir Türk kalbi de tanımıyorum.

Biz yalnız ağlıyoruz. Ağlamakla kazanılacak hıçkırıklarımızı işitecek kalp yok. Teşkilatı nihayet fiiliyata bağlamak lazımdır.

İşte Saime Hanım bu konuşmasının ardından işgal kuvvetleri tarafından tutuklanmıştır. Daha sonra ise asker olan eşiyle birlikte Anadolu’ya geçmiş ve Millî Mücadele’ye katılmıştır. O artık “Asker Saime” diye anılmaya başlamıştır. Garp Cephesi’nde de görevlendirilen görevlendirilen Saime Hanım, cephe gerisinde ve istihbarat işlerinde önemli başarılar göstermiştir. İzmit’te ise bir görevi yerine getirirken yaralansa da bunu belli etmeden görevini yapmaya devam etmiştir.

Saime Hanım’a hizmetlerinin karşılığı olarak İstiklal Madalyası ile onurlandırılmıştır. Bir kız, bir de erkek çocuk annesi olan Münevver Saime, savaştan sonra ise edebiyat öğretmenliği yapmış, 1951 yılında da vefat etmiştir.


Erzurumlu Kara Fatma (Fatma Seher Elden)

Kara Fatma

Erzurumlu Yusuf Ağa’nın kızı, Binbaşı Derviş Bey’in ise hanımı olan Fatma Seher Hanım, Erzurum’da doğmuştur.

Milli Mücadele’nin en ünlü kadınlarından olan Fatma Seher, savaş zamanında 45 yaşındadır. Nam-ı diğer Kara Fatma, savaş sırasında gösterdiği kahramanlıklarla üsteğmen rütbesine yükselmiştir.

Fatma Seher’den Kara Fatma’ya …

Kocası Binbaşı Derviş Bey’i kaybeden Fatma Seher Hanım onun boşluğunu doldurmayı kafaya koymuştur. Ve bunu da başarmış birçok muharebeye katılmış, kendi kıtasını kurmuştur.

Kara Fatma ve Askerleri

İznik Cephesi’nde göğsüne bir mermi saplanıp kanlar içinde kalmıştır. Fakat buna rağmen çarpışmaya devam etmiştir. Bir başka mücadelesinde ise henüz dokuz yaşındaki kızı Fatma’nın eli parçalanmıştır.

Fatma Seher Hanım bir gün Mustafa Kemal Paşa’nın Sivas’ta olduğunu haber almıştır. Fatma Seher Hanım, Mustafa Kemal Paşa’yı görmek için Sivas’a gitmiş ve Mustafa Kemal Paşa ona; “Bütün kadınlar senin gibi olsaydı Kara Fatma” demiştir. Bundan sonra ona “Kara Fatma” denmeye başlanmıştır.

Kara Fatma katıldığı pek çok yerel çarpışmanın yanında, I. ve II. İnönü Muharebeleri’ne, Dumlupınar Savaşı’na ve Sakarya Savaşı’na da katılmıştır. Çok kez yaralanmıştır. Büyük Taarruzda esir düşen Kara Fatma, yarım saat sorgulandıktan sonra Yunan başkumandanı Trikopis “Sen Kara Fatma ha!” diye üç kez seslenmiştir. O da “Anadolu’daki Kara Fatmaların en kuvvetlisi benim.” demiştir.

Bursa’nın kurtuluşu sonrası terhis edilen Kara Fatma daha sonra yokluk içinde yıllarını sürdürmüştür. Kendisine bağlanan üsteğmenlik maaşı için ise; “Ben bütün mücadeleleri vatanım ve milletim için yaptım bir beklentim yok.” diyerek Kızılay’a bağışlamıştır.

Kara Fatma, 2 Temmuz 1955 tarihinde vefat etmiştir.


Halime Çavuş

Halime Çavuş

Kastamonu’lu olan Halime Çavuş henüz 12-13 yaşlarındayken saçlarını kazıtıp erkek kıyafetleri giyerek askerlerin arasına karışmış ve Millî Mücadele’ye katılmıştır. Hatta uzun süre kadın olduğunu gizlemiştir. Halime Çavuş olarak bilinmiştir.

Halime Çavuş cepheden cepheye koşarak savaşmış, bu mücadelenin birinde düşman bombardımanı sonucunda bacağından sakatlanmıştır. Bir gün
İnegöl’den Sakarya Cephesi’ne cephane taşıdığı sırada daha önce hiç görmediği Mustafa Kemal Paşa’ya rastlamıştır. Mustafa Kemal Paşa Halime Çavuş’tan nüfus cüzdanını istemiş ve “Sen kız mısın?” diye sorduğunda “Evet” diye karşılık vermiştir.

Savaş sona erince Mustafa Kemal Paşa Halime Çavuş’u Ankara’ya davet etmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın daveti üzerine Ankara’ya gelen Halime Çavuş cephede tanıştığı kişinin Mustafa Kemal Paşa olduğunu öğrenince koşup elini öpmüştür. Mustafa Kemal Paşa Halime Çavuş’a; “Gel bizim kızımız ol.” demiştir fakat o “Annem beni bekler.” diyerek cevap vermiştir. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa Halime Çavuş’a çavuş kıyafeti hediye etmiştir. Halime çavuş bu elbiseyi üzerinden hiç çıkarmamıştır.

Halime Çavuş, Atatürk'ün verdiği hediye olan çavuş kıyafetiyle

Verdiği mücadeleler sonucunda İstiklal madalyası ve gazi unvanı alan Halime Çavuş için Kastamonu’da bir anıt yaptırılmıştır.


Şerife Bacı

Şerife Bacı

Halime Çavuş gibi Kastamonu’lu olan Şerife Bacı’nın hikayesi de çok çarpıcıdır.

Şerife Bacı, İnebolu-Kastamonu hattında sırtında çocuğunu, kağnısında ise cephane taşımaktadır. Kastamonu kışlasına yakın bir yerde, cephaneler ıslanmasın diye üzerlerine kendi battaniyesini örtmüştür. Çocuğu donmasın diye de ona sarılmış, ancak şiddetli soğuk yüzünden henüz 21 yaşındayken donarak şehit olmuştur.

Şerife Bacı bu fedakarlığıyla Milli Mücadele’nin de timsali haline gelmiştir. Kastamonu Hükümet Konağının önüne ve İnebolu’da bir parka Şerife Bacı Anıtı dikilmiştir.

Şerife Bacı Anıtı

Evet. Milli Mücadele kahramanı kadınlarımızı kısada olsa hatırlamış olduk. Tabii burada, kahramanlıklarını sayamadığım bir sürü kahraman Anadolu kadını var. Nene Hatun, Ayşe Hanım, Antepli Yirik Fatma, Tayyar Rahmiye, Hatice Hatun, Nazife Kadın, Tarsuslu Kara Fatma, Şükûfe Nihal, Binbaşı Emire Ayşe, Ayşe Çavuş, Kılavuz Hatice, Bitlis Defterdarının Hanımı, Melek Reşit Hanım ve daha bir çok kahraman Anadolu kadını. Bu yazının devamı olarak daha sonra diğer kadınlarımızın kahramanlıklarına da yer vermeyi düşünüyorum.

Bütün fedakar, kahraman Türk kadınlarının aziz hatıralarını saygı ve minnetle yad ediyorum.


Resim Kaynakları:
https://www.gordes.bel.tr/SehitMakbuleHanim
https://www.manisahaberleri.com/manisa/gordesli-sehit-makbule-efe-hatira-ormani-kurulacak-h109582.html
https://www.bilecikbirlik.com/2019/03/sinoplular-derneginden-8-martta-en-anlamli-etkinlik/whatsapp-image-2019-03-08-at-23-14-23/
https://tr.wikipedia.org/wiki/Fatma_Seher_Erden
https://www.canakkaleses.com/tr/post/1058/Halime-Cavus-Kimdir
https://twitter.com/kutuphan/status/1204112985263951878
https://www.youtube.com/watch?v=kfY41HdVDuQ
https://www.instagram.com/p/B0AnFVBnF07/?igshid=1ejtxda5n1lnt
https://rehber37.com.tr/detay/2716/sehit_serife_baci_-_1921
UYARI: Kapak görseli tarafımıza aittir. Kaynak gösterilmeden kullanımı yasaktır.



Tartışmaya Katılın

Abonelerimiz Arasına Katıl

Sitemize abone olarak en son ders ve yazılardan haberdar olabilirsiniz.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkürler...

Bir şeyler ters gitti :(