Bilim İnsanları

Farabi

Farabi Kimdir?

Adı: Abu Nasr al-Farabi
Doğum Yeri: Farab
Doğum ve Ölüm Tarihi: 872 / 950
Önemli Eserleri: 🔹 El Maanî-âl Akl (Aklın Anlamları)
🔹 El İhsa-ül Ulûm (Bilimlerin Sayımı)
🔹 Füsus-ül Hikem (Hikmetlerin Özleri)
Lakabı: Muallim-i Sani

İlim için kadılık görevini bıraktı…

Babasının asker olması haricinde ailesi hakkında bilinen başka bilgi olmayan ünlü Müslüman filozof, Kazakistan sınırları içerisindeki Farab şehrinde dünyaya geldi. Dini eğitimini tamamladıktan sonra kadılık yapan Farabi, ilim öğrenme istediği için kadılık görevini bıraktı. İlk olarak Buhara sonra Semerkant, ardından Merv, Belh, Bağdat ve İran gibi bölgelerde seyahat ederek kültür seviyesini yükseltti. Bağdat’a vardığında 40 yaşını geçmiş olan Farabi burada mantık ve felsefe öğrenerek kendini geliştirdi. 941 yılında Dımaşk’a giden Farabi ilim öğrenme şevkini hiçbir zaman kaybetmedi. 948 yılında Mısır’a gitti ve iki yıl sonra hayatını kaybetti. Yirmi sene Bağdat’ta yaşayan Farabi bir çok eserini Bağdat’ta oluşturmuştur.

Muallim-i Sani…

Farabi ‘’Muallim-i Sani’’ sıfatı ile bilinmekteydi. İnsanlar tarafından tanınır bulunduğu toplumda saygı gören bir düşünürdü. Tanınmasına rağmen mütevazı bir kişilik sergileyen Farabi, ona ‘’Sen mi daha bilginsin, Aristo mu?’’ diye sorulunca ‘’Eğer Aristo’ya yetişseydim onun en seçkin talebelerinden olurdum’’ diyerek bunu kanıtlamaktadır. Farabi, ruhun ve ahlakın temizliğinin her şeyden üstün olduğunu düşünmektedir. İlim ve sanat insanlarına çok büyük değer veren ilim adamı, ömrü boyunca evlenmedi yalnız bir yaşam sürdü.

İlimleri sınıflandırdı…

Kendi döneminde ilimlerin tanımını yapan Farabi, teorik ve pratik açıdan ilimlerin değerini belirtmiştir. İlimleri başlıklandıran filozof; dil, mantık, matematik, fizik ve metafizik, son olarak medeni ilimler adları altında bilgilerini açıkladı. Ayrıca ilim ve sanatı taşıdıkları değer açısından da sınıflandırdı. En büyük başarısını mantıkta gösterdi, dil ile mantık arasında sıkı bir ilişki kurdu. Ona göre dil bilgisi hatasız konuşmanın, mantık da doğru düşünmenin kurallarını vermektedir.

Felsefi düşüncesi, varlık olarak varlığın bilgisidir. Yani tüm kainatı kaplayan bir ilimdir. Zaten, ‘’Filozof’un yapması gereken şey kendi gücü ölçüsünde Allah’a benzemektir.’’ diyerek filozofun fikren aydınlanarak Allah’ın varlığının evrensel bilgisine sahip olmasını kastediyordu. Filozof varlıkları şu şekilde sınıflandırmıştır. Onkoloji, Külli-Cüz-i, Vacib-Mümkin ve Sudur Teorisi..

“Erdemli hayat ancak ideal bir toplumla mümkündür.”

Doğuştan bilgi teorisini reddeden Farabi, yeni dünyaya gelmiş bir çocuğun zihninin bomboş olduğunu ve daha öncesinde bir bilgi ile dünyaya gelmediğini savunur. Eserlerinde akıl kavramını bir çok başka açıdan inceleyen Farabi, aklı ameli ve nazari olmak üzere ikiye ayırır. Erdemli bir hayatın ancak ideal bir toplumla gerçekleşebileceğini savunur. Bu savunmasında Eflatunun ütopik devletinin izleri vardır.

Önce doğruyu bilmek gerekir, doğru bilinirse yanlış da bilinir. Önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılamaz.

Farabi

Ünlü filozofun dini görüşü ise şu şekildedir. Uluhiyet, insan aklının ulaşabildiği en genel kavram varlık, en kutsal kavram ise Allah’tır. Nübüvvet, bütün semavi dinler vahye dayanır. Peygamber, Allah tarafından yüce kabiliyetler ile donatılmış, onun emir ve iradesinin insanlara anlatmakla görevlendirilmiş bir insan olarak kabul edilir.


Farabi’nin Eserleri

Muallim-i Sani ; mantık, psikoloji, siyaset, matematik, geometri, kimya ve doğa ile ilgili yüz üç eser yazdı. Bunlardan en önemlileri;

  • El Medinet-ül Fazıla (Erdemli Toplum),
  • El Maanî-âl Akl (Aklın Anlamları),
  • El İhsa-ül Ulûm (Bilimlerin Sayımı),
  • Füsus-ül Hikem’dir (Hikmetlerin Özleri),
  • Kitabül Musikiyül Kebir (Büyük Musiki Kitabı).

Cevap Yok

Tartışmaya Katılın

Abonelerimiz Arasına Katıl

Sitemize abone olarak en son ders ve yazılardan haberdar olabilirsiniz.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkürler...

Bir şeyler ters gitti :(