İnkılap Tarihi

İstanbul’un Resmen İşgali (16 Mart 1920)

Bu yazımızın konusu Misak-ı Milli kararlarının ardından başlayan İstanbul’un Resmen İşgali konusu olacak.

Misak-ı Milli kararlarının 17 Şubat 1920’de basına duyurulması sonrası bu kararlardan rahatsızlık duyan işgalci güçler, önce Hükümet ve Meclise baskı yaparak alınan bu kararların değiştirilmesini istediler. Çünkü alınan kararlar beklentilerine aykırıydı.

İşgalci güçlerin yaptıkları baskılar sonucu Ali Rıza Paşa Hükümeti istifa ederek yerine Salih Paşa Hükümeti kuruldu. ( 3 Mart 1920)

Salih Paşa Hükümeti’ne de istifa için baskılar yapan işgalci güçler, bu kez istediklerini elde edemeyince 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal ettiler. Mondros Ateşkes Antlaşması‘nın 7.maddesine dayanarak Mebusan Meclisi’ni basıp dağıttılar ve 150 kadar milletvekilini ve aydını tutuklayarak Malta Adası’na sürgüne gönderdiler.

İşgalde hemen sonra İtilaf Devletleri, İstanbul’un işgalinin dünya
kamuoyunda kendileri hakkında oluşturacağı olumsuz imajı yok etmek, işgalden Anadolu hareketinin sorumlu olduğunu göstermek ve Milli
Mücadele’yi engelleyerek halkın tepkisini azaltmak amacıyla bir bildiri yayınlamışlardır.

Bu bildiriye göre;

  • İşgal geçidir.
  • Amaç saltanat makamının nüfuzunu kırmak değil, aksine padişahın Osmanlı idaresinde kalacak yerlerdeki nüfuzunu kuvvetlendirmektir.
  • Anadolu’da karışıklık devam ederse, İstanbul Türklerden alınacaktır.
  • Herkesin saltanat makamı olan İstanbul’un emirlerine uyması gerekmektedir.

Mustafa Kemal’in İstanbul’un İşgaline Karşı Aldığı Önlemler:

Mustafa Kemal, İstanbul’un işgalini Manastırlı Hamdi Bey‘den öğrenmiştir.

Ankara’da Mustafa Kemal Paşa
Hazretlerine: 16 Mart 1920
Bu sabah, Şehzadebaşı’ndaki Mızıka Karakolu’nu İngilizler basıp, oradaki askerlerle çarpışarak, sonuçta şimdi İstanbul’u işgal altına alıyorlar.
Bilginize sunulur.

Manastırlı Hamdi’nin İstanbul’un İşgali’ni Mustafa Kemal’e bildirdiği telgraf
Manastırlı Hamdi Martonaltı
Telgrafçı Hamdi Bey için 1983 yılında basılan hatıra pulu

Mustafa Kemal İstanbul’un işgalini öğrendikten sonra bazı önlemler almıştır.

  • Tüm yurdun İstanbul’un İşgalinden haberdar olması için genelge yayınlamıştır. Bu genelgede “Artık mücadelem Padişah’ı bu hareketten kurtarmaya yönelik.” diyerek saltanat yanlılarının desteğini almak istemiştir.
  • İtilaf Devletleri parlamentolarına çektiği telgraflarla işgali protesto etmiştir.
  • Askerî ve sivil makamlardan İstanbul ile haberleşmenin hemen kesilmesini istemiştir.
  • İstanbul’da yapılan tutuklamalara karşın Anadolu’da bulunan İtilaf Devletleri subaylarının tutuklanmasını istemiştir.
  • İtilaf Devletleri’nin Anadolu’ya asker nakletmelerini engellemek için Geyve ve Ulukışla civarındaki köprü ve demiryollarının tahrip ettirmiştir.
  • Vergi toplamak için Anadolu’ya gönderilen memurlar geri gönderilmiştir.
  • Padişah tutsak olduğu için bundan sonra Milli Mücadele padişah adına da yürütülecektir.
  • İstanbul’dan Anadolu’ya kaçabilen milletvekillerinin hakkı saklıdır. Ankara’da yeni açılacak olan Meclise katılabileceklerdir.

İstanbul’un İşgali sonrası;

  • Padişah, 5 Nisan 1920’de Damat Ferit Paşa’yı tekrar Sadrazamlığa getirmiştir.
  • Damat Ferit Paşa, Millî Mücadele yanlılarının din ve vatan düşmanı asiler oldukları ve öldürülmelerinin dinen sakıncası olmadığı yönünde Şeyhülislam’dan fetva almıştır.
  • Fetvalar, İngiliz ve Yunan uçakları ile Anadolu’ya dağıtılmıştır.
  • 11 Nisan 1920’de de Padişah, Mebusan Meclisi’ni süresiz olarak kapatmış (3. Kapatılış), böylece Osmanlı Parlamento Tarihi de sona ermiştir.

Bu bilgiler MEB ve Akademik kaynaklar referans kullanılarak hazırlanmıştır.


Görsel Kaynakları:
https://tr.wikipedia.org/wiki/İstanbul%27un_İşgali

https://www.basinhayati.net/kurtulus-savasinin-iletisim-kahramani-telgrafci-hamdi-bey/

Cevap Yok

Tartışmaya Katılın

Abonelerimiz Arasına Katıl

Sitemize abone olarak en son ders ve yazılardan haberdar olabilirsiniz.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkürler...

Bir şeyler ters gitti :(