İnkılap Tarihi

Osmanlı’nın I.Dünya Savaşı’na Girişi ve Kafkas Cephesi

Bu yazımızda Osmanlı Devleti’nin I.Dünya Savaşı’na girişini , I.Dünya Savaşı’na dahil olmasının etkilerini, Kafkas Cephesi konusuna değineceğiz.

Osmanlı Devleti’nin I.Dünya Savaşı ‘na girişi İngilizler’den kaçan iki Alman savaş gemisi olan Goeben (Goben) ve Breslau (Brislav) ‘ın Çanakkale’ye sığınmaları ile gerçekleşti.

Osmanlı Devleti başlarda tarafsız olma niyetindeydi ve tarafsız bir devletin bu iki gemiyi kendi sularından göndermesi gerekliydi. Fakat aksine Osmanlı Devleti bu iki gemiyi daha önce İngiltere’ye sipariş ettiği ( Sultan Osman ve Reşadiye) gemilerin teslim edilmemesi üzerine satın aldığını açıkladı. Hatta bu Alman gemilerinin adlarını Yavuz ve Midilli olarak değiştirdi.

Midilli Gemisi
Breslau‘nun Osmanlı bayrağı çektikten ve Midilli adını aldıktan sonra çekilen bir fotoğrafı (1914). (Bundesarchiv, Bild 134-B3821 / CC-BY-SA 3.0)

Alman Amirali Souchon komutasında Karadeniz’e açılan bu gemiler Rusya’ya ait Sivastopol ve Novorosisk limanlarını topa tuttu. Ve Rusya 2 Kasım 1914’te Osmanlı Devleti’ne savaş ilân etti.

İttihat ve Terakki’nin bilgisi dâhilinde gelişen ve Almanya’nın uyguladığı bu planla Osmanlı Devleti, oldubittiyle Almanya ve Avusturya-Macaristan’ın müttefiki olarak savaşa dâhil olmuş oldu. İngiltere ve Fransa ise Rusya’nın yanında yer alarak Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etti. Osmanlı Devleti de 14 Kasım 1914’tde Kutsal Cihat ilan etmiştir.

Şimdi Osmanlı Devleti’nin I.Dünya Savaşı ‘na dahil olması savaşın seyrine nasıl etki buna değinelim.

Osmanlı Devleti’nin I.Dünya Savaşı ‘na Girmesiyle Savaşın Seyrine Olan Etkileri:

  • I.Dünya Savaşı daha geniş bir alana yayılmış oldu.
  • Savaşın süresi uzadı.
  • Yeni cepheler açıldı.
  • V. Mehmet Reşad, halife sıfatıyla cihat ilan etti; Müslümanları İngiltere, Fransa ve Rusya’ya karşı savaşa çağırdı. (Olumlu sonuç alamadı.)
  • Almanya ve müttefiklerinin savaş yükü hafifledi.
  • İngiltere Kıbrıs’ı kendi topraklarına kattığını açıkladı.
  • Savaşın yönü Orta Doğu’ya kaydı.
  • Boğazlar kapatıldı ve Rusya’nın İtilaf devletleri ile bağlantısı zedelendi.

Osmanlı Devleti I.Dünya Savaşı sırasında Kafkas, Kanal, Çanakkale, Irak,
Hicaz-Yemen, Suriye-Filistin, Galiçya, Makedonya, Romanya
cephelerinde
savaştı.

TAARRUZ CEPHELERİ
Kafkas Cephesi
Kanal Cephesi
SAVUNMA CEPHELERİ
Çanakkale Cephesi
Irak Cephesi
Hicaz-Yemen Cephesi
Suriye-Filistin Cephesi
YARDIM CEPHELERİ
Galiçya Cephesi
Makedonya Cephesi
Romanya Cephesi
Osmanlı Devleti Cepheler
Osmanlı Devleti’nin I.Dünya Savaşı’nda
savaştığı cepheler haritası

Yazımınızın bu bölümde Osmanlı’nın I.Dünya Savaşı ‘nda savaştığı taarruz cephelerinden Kafkas Cephesini ele alacağız.

Kafkas Cephesi :

Osmanlı Devleti I.Dünya Savaşı’nda ilk olarak büyük trajedilere sahne olan Kafkas Cephesi ‘nde Ruslar’a karşı mücadele etti.

Almanlar’ın Kafkas Cephesi ‘ndeki en büyük hedefi Bakü petrollerini
ele geçirmekti. Peki Osmanlı’nın Kafkas Cephesi ‘ni açmasının nedenleri neydi? Şimdi buna bir göz atalım.

Kafkas Cephesi ‘nin Açılmasının Nedenleri:

  • Rus taarruzunu ve ilerleyişini durdurmak.
  • Kafkasya üzerinden Orta Asya Türklerini, Turancılık fikri merkezinde Osmanlı ile birleştirmek ve Rusya’yı zor duruma düşürmek.
  • Kars,Ardahan ve Batum’u (Elviye-i Selase) geri almak.

Sarıkamış Harekâtı (22 Aralık 1914) :

6-9 Kasım 1914’te gerçekleşen Köprüköy Muharebesi’nde Rus kuvvetleri yenilerek sınır yakınlarına kadar çekilseler de bu başarı fazla uzun sürmedi.

Harbiye Nâzırı Enver Paşa cepheye gelip ordu kumandanlığını üstlendi. Henüz hazırlıklar tamamlanmadan 22 Aralık 1914 tarihinde Enver Paşa Kafkasya üzerinden Orta Asya Türkleri’ni Osmanlı ile birleştirme düşüncesiyle Sarıkamış Harekatı’nı başlattı.

Maalesef Allahuekber Dağları‘nı aşmaya çalışan binlerce askerimiz o ağır kış şartları altında soğuktan donarak ve salgın hastalıklar neticesinde daha düşmanla karşılaşmadan Şehit oldu.

Ruslar Osmanlı’nın yaşadığı bu büyük felaket sonrasında Ermeniler’in de desteğiyle Van, Muş, Bitlis, Erzincan ve Trabzon’u ele geçirdi.

1915 Olayları:

Rusya,İngiltere ve Fransa Osmanlı’yı parçalama planları yapıyorlardı. Bu planlardan biri de Ermeniler’i bağımsız bir devlet kurma yönünde yaptıkları kışkırtmalardı.

Osmanlı Devleti bir yandan Kafkas Cephesi ‘nde oldukça zorlu şartar altında mücadeleye devam ediyor bir yandan da ayaklanan Ermeni çeteleri ile baş etmeye çalışıyordu. Ermeni çetelerinin bu faaliyetleri Ruslar’ın da ilerlemesini kolaylaştırıyordu.

Ermeniler bu hainlik ve zorbalıklarını giderek kalleşçe bir hale dönüştürmeye başlamıştı. Hınçak ve Taşnak komitelerinin kurduğu bu Ermeni çeteleri Doğu Anadolu’nun birçok yerinde Müslüman halka katliamlar düzenlemekteydi. Sağ kurtulanlar ise Anadolu’nun içlerine doğru göç etmek zorunda kalmıştı. Göç edenlerden bazıları ise yine Ermeniler’in baskınları sonucunda katledildi. Böylece Ruslar Doğu Anadolu’nun içlerine kadar geldiler.

Artık bu Hınçak ve Taşnak Komitesi faaliyetlerini artırınca 24 Nisan 1915 tarihinde Osmanlı Dâhiliye Nezareti yayınladığı bir genelgeyle Hınçak ve Taşnak komite bürolarını kapattırdı ve bu komitenin üyelerini de tutuklattı. Ermeniler’in her yıl yıldönümü olarak andıkları gün bu genelgenin yayınlandığı 24 Nisan 1915’tir. Onlara göre bu genelge ile tutuklu Ermeniler’e katliam yapılmıştır.

Alınan bu tedbirler yetersiz kalmış Ermeniler’in yaptığı insanlık dışı hareketler giderek şiddetlenmişti. Hatta başka bölgelerde bile isyan çıkartmaya başlamışlardı. Ve artık bunların üzerine Osmanlı Devleti tarafından 27 Mayıs 1915’te Sevk ve İskân (Tehcir ya da Zorunlu Göç) Kanunu çıkarıldı. Bu kanunla Ermeni çetelerine karışanlar, isyan çıkaranlar, Ruslarla işbirliği yapanlar zorunlu olarak göç ettirildi. Yine Ermeniler sözde bu göç esnasında 1,5 milyon kişinin Osmanlı tarafından katledildiğini iddia etmektedirler. Halbuki o kadar Ermeni nüfusunun bile olması söz konusu değildi ki arşivlerde de bu durum kayıtlıdır.


Biraz önce değindiğimiz gibi Ruslar Ermeniler’in desteğiyle Van, Muş, Bitlis, Erzincan ve Trabzon’u ele geçirmişti. 1916 yılında Çanakkale Cephesi’nin ardından Mustafa Kemal Kafkas Cephesi ‘ne atandı ve Tuğgeneral olduktan sonra Muş ve Bitlis’i Ruslar’dan geri aldı.

Brest-Litovsk Antlaşması ( 3 Mart 1918 ) :

Rusya’da 1917 yılında Bolşevik Devrimi (Ekim Devrimi) yaşandı ve Çarlık rejimi yıkılarak Sovyet Rusya kuruldu. Bununla beraber Rus Kafkas Ordusu da dağıldı. Rus birlikleri böylece Kafkas Cephesi ‘ni terk ederek silahlarını Ermeni ve Gürcü çetelerine bıraktı.

Rusya Kafkas Cephesi ‘ni terk ederken Osmanlı Devleti ile Brest-Lİtovsk antlaşmasını imzaladı ve Kars, Ardahan ve Batum Osmanlı Devleti’ne geri verildi.

Kafkas İslam Ordusu:

Ruslar’ın bölgeden çekilmesiyle Ermeni ve Gürcü çeteleri Müslümanlar’a ve Türkler’e karşı katliamlara başladılar. Bunun üzerine Azerbaycan Türkleri Osmanlı Devleti’nden yardım istediler. Osmanlı Devleti de bu yardım isteğini kabul etti.

Nuri (Killigil) Paşa’nın komutanlığında, Azerbaycan Türkleri ve Dağıstanlı gönüllülerden oluşan bir Kafkas İslam Ordusu kuruldu. Enver Paşa, Nuri
Bey’e Tümgeneral rütbesi vererek Kafkas İslam Ordusu’nun komutanlığına getirdi.

Kafkas İslam Ordusu Halil (Kut) Paşa komutasında Bakü’ye girdi ve şehir düşmandan temizlendi. Bu harekatlarda Türk Ordusu 1130 Şehit verdi.

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucusu Mehmet Emin Resulzade “Azerbaycan Cumhuriyeti” adlı kitabında “Kardeş Türkiye’nin İmdadı” başlığı altındaki bölümde Bakü’nün geri alınmasını “Mehmetçiğin tarihe altın harflerle yazılacak bir fedakarlığı” olarak ifade etmiştir.


Bu bilgiler MEB ve Akademik kaynaklar referans kullanılarak hazırlanmıştır.


Görsel Kaynakları:
https://onedio.com/haber/bes-soruda-sarikamis-harekati-423848
https://tr.wikipedia.org/wiki/Midilli_(kruvazör)
MEB İnkılap Tarihi 12 Syf.34 Harita 1.5

Cevap Yok

Tartışmaya Katılın

Abonelerimiz Arasına Katıl

Sitemize abone olarak en son ders ve yazılardan haberdar olabilirsiniz.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkürler...

Bir şeyler ters gitti :(