Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) Kurulması

Bu yazımızda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ‘nin kuruluşu ve sonrasında Sovyet Rusya’nın, Orta Asya’daki Türk Devletleri’ni nasıl istila ettiğinden bahsedeceğiz.

Şimdi SSCB kurulmadan önce yaşanan gelişmelere ve SSCB‘nin kuruluş sürecine bir göz atalım.

Çarlık Rusya’nın Yıkılışı:

I. Dünya Savaşı ile Rusya’nın sosyal ve ekonomik durumu iyice kötülemişti ve şartlar oldukça ağırlaşmıştı. Yolsuzluklar da artık hat safhaya çıkmıştı. Bunun üzerine başta kadın işçiler olmak üzere 200 bin işçi büyük tarafından bir grev başlatıldı.

24 Şubat 1917’de bu büyük grevi bastırmak için gelen askerlerin de greve katılmasıyla bakanlar ve generaller tutuklanmaya başlandı. Ve ardından 8 Mart 1917’de bir halk hareketiyle işçi ve askerler yönetimi ele geçirdi. Böylece Çar II. Nikola tahttan çekildiğini açıkladı.

Çar’ın çekilmesiyle yerine Duma adı verilen meclis tarafından Devrimci Hükûmet (Geçici Hükûmet) kuruldu.

Bolşevik İhtilali (Ekim Devrimi) (25 Ekim 1917):

Devrimci Hükümet geçici olarak kurulmuştu fakat srgündeki lider İlyiç Lenin‘in “Barış, toprak ve ekmek” vaadiyle Petersburg’a gelmesiyle Devrimci Hükûmet içerisindeki Bolşevikler yaptıkları hükûmet içi bir darbeyle Menşevikleri bertaraf ederek iktidarı ele geçirdiler.

Bolşevikler’in iktidarı ele geçirmesiyle Çar yanlısı Beyaz Ordu karşı saldırıya geçse de üç yıl süren iç savaşı Bolşevikler kazandı. Yazarken ve okurken kolay gelebiliyor fakat bu iç savaşta yaklaşık 13 milyon insan hayatını kaybetti ve ülkeden inanılmaz bir kıtlık baş gösterdi.

Ülke ekonomisinin ağır hasar alması üzerine devlet başkanı Lenin ekonominin güçlenmesi amacıyla Novaya Ekonomiçeskaya Politika (N.E.P) yani Türkçe karşılığı ile Yeni Ekonomi Politikası ilan etti.

Bu yeni ekonomi politikasına göre;

  • Tarım ürünlerine el konulmaktan vazgeçilerek çitçiye, esnafa ve tüccara kolaylıklar sağlandı.
  • Küçük sanayiciye destek verildi.
  • Yabancı sermayenin ülkeye girişi sağlandı.

Bolşevik Rusya federasyona dönüştürülerek SSCB adını aldı. Devlet başkanı Lenin’in 1924 yılında ölmesi üzerine yeni devlet başkanı Joseph Stalin oldu.

Stalin sosyalizmi daha etkili kılmak için çeşitli politikalar uygulamaya koydu. Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı hazırlayarak Rusya’nın öz kaynaklarıyla büyümesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca “Kollektifleştirme Politikası” (Kolhoz) uyguladı. Kolhoz’ların (kollektif devlet çiftlikleri) kurulmasının nedeni Sovyet nüfusunun %70’inin çiftçilerden oluşmasıydı.

Kolhoz uygulaması kapsamında;

  • Özel mülkiyete son verilerek kamu mülkiyeti getirildi.
  • Bütün köylülerin kolhozlarda toplanması sağlandı.
  • Köylüye mülk olarak sadece evleri bırakıldı. Daha sonra bunlara da el konuldu.

Köylülerin çok sert muhalefeti ile karşılaşılan bu politika sonucu yaklaşık dört milyon civarında köylü öldü ve tarımsal üretim düştü. Ayrıca selfdeterminasyon (ulusların kendi geleceklerini belirlemesi) umuduyla Sovyet idaresine bel bağlamış Rusya egemenliğindeki tüm Türkleri hayal kırıklığına uğrattı. Getirilen her yeni uygulama baskı ve zulmü daha da artırdı. Sovyetlerin ağları tüm Türkistan’ı ördü.

Rusların Orta Asya’yı İstilası:

20. yüzyılın başından itibaren Rus Çarlığı’nın zulüm ve baskılarına maruz bırakılan bu coğrafyadaki Türkler ve diğer baskı altında kalan uluslar 1905 yılında Rusya’ya karşı başkaldırarak ayaklandılar.

Özellikle fikirleriye Türk dünyasını etkileyen Yusuf Akçura ve İsmail Gaspıralı‘nın öncülüğünde bu konuları ele almak için “Rusya Müslümanları I. Kongresi” düzenlendi. Burada yapılan çalışmalar sonucunda Rus Meclisi’ne (Duma) temsilciler gönderildi.

Yapılan baskılara karşı yapılan çalışmalardan bir sonuç çıkmayınca siyasi ve kültürel hakları verilmeyen Türkler, 1916 yılında Türkistan’da “Milli İstiklal Ayaklanması” ‘nı başlattılar.

Rusya bu gelişmelerin ardından harekete geçerek 1920’den itibaren Türkler üzerindeki baskıyı iyice artırdı. Bağımsız olan Türk devletlerine tek tek son veren Ruslar, Türkler’in olduğu bölgelerde asimilasyon politikasını uygulamaya başladılar.

Ruslar bu asimilasyon politikası kapsamında şu girişimlerde bulundu:

  • Ruslar bölgedeki Türkleri Hristiyanlaştırmaya çalıştı.
  • Türklerin olduğu bölgelerde Rus okulları açıldı.
  • Rus harita ve kitaplarında Türkistan ismi silinerek kullanılması yasaklandı.
  • Türkler arasında birlik ve beraberliğin bozulması amacıyla farklı lehçelerin kullanılmasını yaygınlaştırdı böylece Türkler arasında boy (asabiyet) duygusunu ortaya çıkarıldı.
  • Türklerin milli ruhunu konu alan eserler kaldırıldı.
  • Cami ve mescitler çeşitli bahanelerle yıkılarak buraların mal ve mülkleri devleştirildi.
  • Din adamı yetiştiren medreseler kapatıldı ve din adamları sürgün edildi.
  • Yüz binlerce Türk, işçi olarak Rusya’nın uzak bölgelerine gönderildi.
  • Ruslar, Rus Kiril harfleriyle karışık Latin harf sistemine geçilerek Türklerin öz dillerini unutmasını sağladı.

Basmacı Hareketi:

Basmacı; hücum eden veya baskın yapan manalarında kullanılan bir tabirdir. Basmacı Hareketi ise, 1918 yılında Rusların “Hokand Millî Hükûmeti” ‘ni devirmesinin ardından yaptığı katliamlara tepki
olarak başlatılan Türkistan’ın millî mücadelesidir. (Korbaşı, Basmacı liderlerine verilen genel bir addır.) Basmacı Hareketi Hokand kentinde başlamış fakat zamanla tüm Türkistan’a yayılmıştır.

Basmacı Hareketi’ni üç döneme ayırırsak;

  1. 1918-1921 yılları arasındaki dönem
  2. Enver Paşa’nın lider olduğu 1921-1922 yılları arasındaki dönem
  3. Enver Paşa’nın şehit edilmesiyle başlayan 1922-1935 yılları arasındaki dönem

1918-1921 yılları arasındaki dönem:

Türkistan’da isyanlar 1916 yılında başladı. 1918 yılında ise Fergana Vadisi’nin tamamına yayıldı ve Türkistan’ın milli mücadelesi haline dönüştü. “Türkistan, Türkistanlılarındır.” diyerek yola çıkılan bu mücadele Fergana’dan sonra Harezm ve Buhara’nın da ele geçirilmesi üç merkezden yürütüldü.

Türkistan

1921-1922 yılları arasındaki dönem:

8 Kasım 1921’de Enver Paşa, Buhara’da Basmacı Hareketi’ne katıldı ve “Tam bağımsız Türkistan” için mücadele vermeye başladı. Kısa süre sonra ise Basmacı Hareketi’ni tek bir elde topladı. İşte bu dönem Türkistan Milli Direnişi’nin de zirvesi oldu. Fakat bu tarihlerde Ruslar da karşı saldırıya geçti ve Korbaşı adı verilen Basmacı Liderleri arasında ayrışmalar başladı. 1922 yılında ise bir baskın neticesinde Enver Paşa bu mücadelede Şehit düştü.

Enver Paşa'nın mezarı
Enver Paşa’nın mezarı | Abide-i Hürriyet Parkı, İstanbul (Türkiye, Süleyman Demirel’in girişimleriyle 1996 yılında Enver Paşa’ya iade-i itibar ederek
naaşını İstanbul’a getirmiş ve Abide-i Hürriyet Tepesi’nde yeniden defnetmiştir.)

1922-1935 yılları arasındaki dönem:

1924 yılında bu hareket Ruslar tarafından bastırılsa da mücadele aralıklarla 1935 yılına kadar devam etti. 1936 yılında ise Sovyet Türk devletleri kurularak SSCB devletine bağlandı ve Türkistan millî mücadelesi tamamen sonlandırıldı. II. Dünya Savaşı’nda ise bölgedeki Türkler SSCB tarafından zorla savaş meydanlarına götürülerek ölüme terkedildi. Ayrıca Kırım, Karaçay, Balkar, Ahıska, Çeçen ve İnguş Türkleri de düşmanla iş birliği yapıkları gerekçesiyle Orta Asya ve Sibirya’ya sürgün edildi.


Bu bilgiler MEB ve Akademik kaynaklar referans kullanılarak hazırlanmıştır.


Görsel Kaynakları:
https://elyazmalari.com/2020/05/08/devlet-ve-ihtilal-analiz-ve-teorik-hamle/
https://bpakman.wordpress.com/turk-dunyasi/turanciligin-dogusu/basmacilar-hareketi/
http://zekeriyaipek.blogspot.com/2016/03/abide-i-hurriyet-parki-aniti.html

Cevap Yok

Tartışmaya Katılın

Abonelerimiz Arasına Katıl

Sitemize abone olarak en son ders ve yazılardan haberdar olabilirsiniz.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkürler...

Bir şeyler ters gitti :(